Selamün Aleyküm
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda bile içinizde konuşmaya devam eder.
Okuduğumdan beri etkisi hala sürüyor ve ben gerçekten bu kitabı ifade etmekte hep eksik ve yetersiz kalacağım, ne yazarsam yazayım eksik olacak,yarım kalacak...
Yazarın akıcı kalemi, sade anlatımı ve derin bir anlatımı var.
Betimlemeler özenle seçilmiş, psikolojik analizler yerli yerindeydi
Özellikle başlarda yer yer anlam veremediğiniz olaylar ve kopukluk hissi, final sahnelerine doğru adım adım yerli yerine oturuyor.
O eksik parçalar tamamlandıkça, hikâyeye olan bağınız daha da güçleniyor.
Kitabın işlenişi, karakterlerin ruh hâlleri, kullanılan her cümledeki yük öyle yoğun ki, sayfalar ilerledikçe değil, derinleştikçe hissediyorsunuz.
Ama en çok canımı yakan neydi biliyor musunuz? Satır aralarına gizlenmiş çocukların yaşadığı şiddet, devlet koruması adı altında uğradıkları travmalar, ‘tedavi’ kisvesi altında akıl hastanelerinde uygulanan sistem dışı yöntemler…
Ve tabii annelik…
Sağlıksız bir annenin gölgesinde büyüyen çocuklar, bastırılan benlikler ve içten içe çürüyen ruhlar…
Bu kitap ,içimizdeki eksik kalan yanlara, söylenemeyen cümlelere, bastırılmış çocukluklara bir ayna tutuyor.
Herkesin kaldırabileceği bir kitap değil belki ama okuyacak gücünüz varsa, kendinizle de yüzleşmeye hazırsanız mutlaka tavsiye ederim.
Ve bazı kitaplar gerçekten uzun sürüyor, kapandıktan sonra bile içimizde...