·416 syf.····Okunma: 22 Haziran 2025 23:42 𝙂𝙪̈𝙫𝙚𝙣, 𝙨𝙚𝙫𝙜𝙞𝙣𝙞𝙣 𝙪̈𝙯𝙚𝙧𝙞𝙣𝙚 𝙙𝙚𝙫𝙧𝙞𝙡𝙞𝙣𝙘𝙚 𝙤𝙧𝙩𝙖𝙙𝙖𝙠𝙞 𝙗𝙖𝙜̆ 𝙗𝙞𝙧 𝙝𝙖𝙡𝙖𝙩 𝙜𝙞𝙗𝙞 𝙠𝙤𝙥𝙖𝙧𝙢ı𝙨̧.
Herkese selamm. Bu gün işkence çeke çeke okuduğum bir kitap incelemesi ile geldim. Sevdiğim yönleri yokmuydu elbette vardı. Ama sevmediğim yönlerini daha çokdu. Kısaca konusu anlatmam gerekirse bir lise kurgusu. Ana karakterlerimiz Nida ve Mustafa Alp, onların lise aşkların ve sonradan olanlarını okuyoruz.
Nedense bu kitaba büyük beklentilerle başlamıştım. Hem yaz kurgusu hem eğlenceli hemde lisede geçtiği için. Bana o yıllarımı hatırlatır -yani lise yıllarını- diye düşündüm. Maalesef öyle olmadı.
Öncelikle sevdiğim şeylerden başlayayım. Kitabı okumak eğlenceliydi. Bazı yerleri çıkarsak keyif alarak okudum. Bazı yerlerde beni aşırı güldürdü. Bence rs'ye girdiysenizde kolaylıkla çıkarır. Zaten kitabın çoğu texting şeklinde. Yani mesajlaşmalardan ibaret.
Şimdi sevmediğim şeylere geçelim.
Kitabın dili aşırı kötüydü. Kitabı çıldıra çıldıra okudum. Çünkü dili ergence yazılmıştı. Açıkçası bu kadar kötü anlatım ve yazım dili beklemiyordum. Kitabı okurken ergenlik krizine gireceğim diye çok korktum. Üstüne zaten dili ergence olduğu için küfür vardı. Bolca var diyemem ama her 5 sayfadan bir oluyordu tahminen. Karakterlerimiz her cümlenin sonuna anası satayım, lan ve başka argo kelimeler koyuyordu. Ve bunu daha çok kız karakter yapıyordu. Neyse buna aşırı sinir oldum.
Anlatım dili aşırı kötüydü. Bunu size nasıl anlatacağımı bilmiyorum, daha iyi anlamanız için sizin okumanız lazım ama anlata bildiğim kadar anlatacağım. Mesela Nida şöyle diyor: "Akşam yemeğini yedikten sonra uyudum. Yarın kalkıp okula gitdim." Bu cümleden sonra ise şöyle yazıyor. "Ne bekliyorsunuz uzun uzun anlatmamı mı? Böylede direkt sabaha ışınlandık."
ANLADINIZMI?? Yani okyucuya kitap okuduğunu her dakika hatırlatıyor. Okurla konuşuyor yani. Böyle anlatımdan nefret ederim. Ben kitap okurken yeni dünyaya kapı açmayı severim. Karakter her dakika bana kitap okuduğumu hatırlatırsa o kitabın evrenine giremem. İşte karakter sürekli bunu yapıyordu. Şimdi Mustafa'dan örnek vereyim: Bir şeyler anlatıyor işte karakter sonra diyor ki yarın okula gittim ondan sonra diyorki "ne sandınız özelimi sizinlemi paylaşacağım?".... Tam sinir krizi geçirmezlik yemin ederim.
Karakterlere gelicek olursak. Nida en sevmediğim kadın karakterler listesine eklendi✓
Salak salak konuşması, olayları anlatım tarzı, içsel düşünceleri ile beni kitaptan soyuttu. Bir kerede kadın gibi konuş be! Hep erkek gibi hareketler ve konuşmalar. Mustafa gibi güzel bir çocuk bu kızı nasıl sevdi anlamıyorum. Bu arada diğer bir karakterimiz Mustafa Alp'i sevdim. Nida karakterinden daha güzel ve terbiyeli konuşuyordu valla.
Sonra aşırı klişe sahneler vardı. Zaten kitabın eski wattpad kitabı olduğu anlaşılıyor. O yüzden klişe kız kavgası, klişe karakterler falan bolca vardı. İşte okulun gözde kızı diğerlerine zorbalık falan yapıyor. Anladınız siz. Mantık hataları vardı. Bana mantıklı gelmeyen bazı sahneler vardı. Mesala Alp'in Nida'ya inandığı halde kalbini kırması ama şaka yapıyorum demesi. Nida'nın 18 yıl sonra kardeşi olacağını öğrenmesi ve buna doğru düzgün tepki vermemesi. Sanki dünden bunun olacağını biliyormuş.
Şimdi bunları anlattıkca kitaptan daha da soğudum. Ve şu an kitaba neden 6 puan verdiğimi sorguluyorum. Çünkü kitap 5 puanı hak ediyor! Neyse bu incelemeden sonra düşürürüm.
Kitabı tavsiye edermisin diye sorarsanız hayır maalesef. Kimsenin bu işkenceyi çekmesine razı olmam.
Okumak isteyenlere keyifli okumalar >3