Bir insanın sınavı, bazen sadece kaderle değil, kalbiyle olur.
Sizi duygularınızın en derinine indirecek, sonra da oradan umutla kaldıracak bir romanla tanıştırmak istiyorum, #koz
Bu sadece bir kitap değil, gözyaşıyla yazılmış bir yaşam hikayesi, bir babanın kaleminden, bir annenin susuşundan ve bir çocuğun susarak haykıran varlığından doğmuş bir direniş öyküsü.
O bir Trizomi 13’lü bebekti…
Adı: Arden
15 yıl, 15 gün, 15 saat… nefes alırken sayısız acıya tanıklık etmiş bir hayat. Onun yaşaması için dua eden bir babanın tutunduğu inanç, terk edişin arkasında yutulan hıçkırıklar, suskun kalmış bir annenin ardından büyümeye çalışan bir çocuk…
Her satırda içiniz daralacak ama gözlerinizi de ayıramayacaksınız.
Ve sonra Melike çıkıyor karşımıza. Acılarla dolu geçmişinden Türkiye’ye kaçmış İranlı bir kadın yazar. Tesadüflerin ördüğü kader ipliğiyle Agâh ile yolları kesişiyor. Ve onların hayatları bir romanın gerçekliğiyle iç içe geçiyor.
"Yalnız değilsiniz."
Bu kitabı okuduktan sonra belki de ilk defa bunu gerçekten hissedeceksiniz.
Eğer hayatın içinden, kalbin merkezinden ve gözyaşlarının en sessizinden gelen bir hikâye arıyorsanız, KOZ sizi bekliyor.
Koz, acının içinden filizlenen umudun, sessiz duaların ve göğsümüzde büyüttüğümüz sabrın romanı. Eğer bir kitap sizi ağlatabiliyorsa, içinizde hâlâ iyiliğe dair bir şeyler var demektir.
Okuyun… Çünkü bazı kitaplar sadece okunmaz, yaşanır.
KozNazan ArısoySemra