“Yola vatan için çıktık… Ama dönerken ardımızda sadece yıkıntılar, küskünlükler ve satılmış topraklar vardı.”
⠀
Bu kitap bir savaş hikâyesi değil.
Bir imparatorluğun göz göre göre nasıl dağıldığının, inançla gidilen yolların nasıl siyasete kurban edildiğinin günlüğü.
⠀
Falih Rıfkı Atay, Cemal Paşa’nın yanında yıllarca Suriye-Filistin cephesinde bulunmuş bir gazeteci. Anlatılanlar sadece dış düşmanı değil, içerideki körlüğü de gösteriyor.
⠀
Yahudi yerleşimlerinin Filistin topraklarına sızmasını, Osmanlı yöneticilerinin bu tehdidi nasıl görmezden geldiğini açıkça yazıyor:
“Bir gün gelecek, Filistin’de artık Araplar değil, Yahudi kolonileri çoğunluk olacak… Ve biz buna seyirciyiz.”
⠀
Bugün bile hâlâ süren o büyük acının başlangıç noktası burada: Zeytindağı’nda…
Kitapta en çok içimi acıtan şey:
Vatanı seven insanların çaresizliği…
Vazifeyi sahiplenmiş ama ne uğruna savaştığını artık sorgulamaya başlamış bir kuşağın yorgun sesi bu kitapta.
⠀
“Çanakkale’de yaktığımız iman ateşini, Arap çöllerinde siyasetin rüzgarıyla söndürdüler.”