Doğan Cüceloğlu ’nun kitaplarını yıllardır severek okuyorum. Ancak Mış Gibi Yetişkinler’i okurken fark ettiğim ilk şey, daha önceki kitaplarından farklı bir anlatım tarzı olduğuydu. Bu fark, benim için kitabı çok daha akıcı, içten ve samimi kıldı. Sanki bir arkadaşım karşıma oturmuş, yargılamadan, nasihat etmeden ama dürüstçe bana hayatı anlatıyormuş gibi hissettim.
Kitabı okurken sayfaların arasına sıkışmış kendi çocukluğumu, ailenden öğrendiğim kalıpları, arkadaşlarımda gözlemlediğim savunma mekanizmalarını ve hatta bugünkü hâlimi fark ettim.
Doğan Cüceloğlu bu kitapta sadece bilgi vermiyor; sorgulatıyor, içimize baktırıyor. Gerçekten “yetişkin” miyim, yoksa toplumun benden beklediği rolleri oynayan bir “mış gibi” mi?
Kitap boyunca çok tanıdık gelen karakterlerle karşılaştım: Ailede hep güçlü durmaya çalışan ama içten içe yorgun olan anneler, duygularını bastırarak büyüyen babalar, dışarıda çok neşeli ama içten içe yalnız arkadaşlar…
Mış Gibi Yetişkinler, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil. Bence bu kitap, insanın kendiyle dürüstçe yüzleşme cesareti kazanması için bir davet