İlk zamanlar, geceleri iyi
uyuyamıyor, gündüzleri ise gözümü kapayamıyordum. Sonra,
yavaş yavaş gecelerim daha iyileşti. Gündüzleri bile uyumaya
başlamıştım.
Bu sıkıntılar dışında pek de mutsuz sayılmazdım. Yine
bütün sorun vakit öldürmekti. Anılarımı gözümün önünde
canlandırmayı öğrendim öğreneli artık sıkılmıyordum.
Kimseye kötülüğü dokunmayan bu şeyden beni niye yoksun
bıraktıklarına aklım ermiyordu. Daha sonraları, bunun da
cezaya bağlı olduğunu anladım. Ama, o zamanlar sigara
içmemeye alışmıştım; bu da, benim için bir ceza olmaktan
çıkmıştı artık.
Tutukluluğumun başlarında, bana en ağır gelen
şey, özgür bir insan gibi düşünmemdi. Örneğin, içimden
kumsalda olmak, denize doğru yürümek geliveriyordu.