8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2025 22:18
Geçen yıl Ruhlar Evi’ni okumuş ve Allende’nin büyüleyici kalemiyle ilk kez tanışmıştım. Daha sonra yazarın tüm kitaplarını almak istedim tabii ki, ama o kadar çok kitap var ki okumamız gereken… Aralarından ‘’Violeta’’ dikkatimi çekti ve kitaplığıma girmeye hak kazandı. Yazarın son kitabı ve otobiyografik bir roman olan Violeta’yı, Ruhlar Evi kadar olmasa da sevdim. 1920’de dünyayı kasıp kavuran İspanyol gribinin dehşetli günlerinde doğan Violeta’nın hikâyesi, 2020’de yaşadığımız yıkıcı pandemide son buluyor. Violeta’nın yaşayışına konuk olmamızın nedeni, onun bu dünyadaki herkesten çok sevdiği Camilo’ya yazdığı mektuplardır. Bu yaşam uzun ve çetrefilli; bazen tutkulu, bazen de dramatik bir serüvendi. Antonio Machado’nun şiirinde söylediğine bakarsan, “yol yoktur, yürürken oluşur yol”, ama benim hayatımda o yolu ben kendim oluşturmuş değilim, çoğu yerde silikleşen ve yoğunluğun içinde gözden kaybolan kıvrımlı ve daracık patikalarda düşe kalka ilerledim ben. Ortada tam olarak yol denebilecek bir şey yoktu. /s. 356 Violeta, asırlık hayatında birçok şey yaşadı; yoksulluk gördü, kayıplar verdi, yerini, yurdunu terk etmek zorunda kaldı, ilim uğruna zorlu yolculuklara çıktı, talihsiz kararlar verdi, tutkularının esiri oldu, zenginliğin şansla kazanılmadığı gösterdi, kalbi kırıldı, ihanete uğradı, akıl almaz acılarla boğuştu ve tüm bunlara rağmen içinde hiç sönmeyen bir mücadele tutkusuyla her seferinde ayağa kalktı… Güçlü bir kadın Violeta. Yaşadığı dönemlerde toplumun kadınlara olan bakışı ve tavrı değişim rüzgârının ortasında olduğu halde kanıksanmış erilliği alt etmesi hiç kolay olmadı. Hâlâ da biz kadınlar bununla mücadele etmiyor muyuz? Evet, yıllar geçtikçe sürekli bir şeyler değişiyor, fakat toplum bilincimize yerleşmiş bu ifadeler benliklerden kolay kolay silinmiyor da. Violeta’nın ülkesinin kadınları için didinmesi ve bu çabalarından sonuç alabilmesi, feminist bir romanın en güzel yanı. Belki kendi hayatında oradan oraya sürüklendiği sorunlar ve kayıplar yaşamasaydı daha erken davranabilirdi de. Kitabın başından sonuna kadar bir büyüme ve değişim hikayesi okumak otobiyografilerde sevdiğim bir detay, çünkü karakterin gelişim sürecine çok yakından şahit oluyoruz. Hayatıma dışarıdan bakamadığım için başka birinin yaşam yolculuğunda aştığı engellere ve tökezlediği anlara sığınmak, kendi içimdeki ben’e hitap ediyor aslında. Romanda bahsedilen ülkenin adı geçmiyor, ama Güney Amerika’da bulunan Şili olduğunu anlayabiliyoruz. Bütün dünyayı etkileyen olaylar bu ülkeyi de buluyor tabii ki, bazen erken, bazen geç. Onlar bulmasa bile bu kez kendi içlerinde büyük sıkıntılar gerçekleşiyor: Salgınlar, Büyük Buhran sonrası yaşanan ekonomik kriz, depremler, 1973 darbesi, asker yönetiminde diktatörlük, katliamlar, insanların kaybolup gittiği tutuklanmalar ve sonrasında demokratikleşmeye gidilen yol gibi önemli olaylar vuku buluyor. Allende, bir kadının ömrü boyunca yaşadıklarının yanında tarihi gelişmeleri de kayda alan bir eser yazmış. Otobiyografik bir roman olduğundan dolayı beklentilerle başlamıştım. Ama umduğum kadar mükemmel bir eser değildi. Yazar kendi hayatından esinlenerek ve çevresindeki olaylardan da etkilenerek Violeta’yı yazmış, fakat tüm tuşlara basmış gibi bir aceleyle gerçekleştirmiş bunu sanki. Edebi anlamda eksik buldum, kurgusundaki hızlı ve keskin dönüşleri sevemedim. Ayrıca sürekli öğüt verir bir havada olmasını ve mesaj verme kaygısını hoş bulmadım. Tüm bu nedenler, romanı içselleştirme deneyimimizi elimizden alan ve düşünmemize fırsat vermeyen bir yapıda kaleme alınmış. Bu yüzden birazcık hayal kırıklığına uğradım. Yine de ele aldığı konular ve kadın hakları bakımından oldukça akıcı bir üslupla yazılmış ve tam bir film gibi diyebileceğimiz bir sürükleyicilikle buluştuğu için okumaktan keyif aldığım bir kitaptı. Neden beklentiye girdin ki diye düşünenler olabilir. Sebebi şu; çağımızın bazı yazarları ortaya çıkardığı olağanüstü kitaplardan sonra hayatlarının son demlerinde otobiyografik bir roman yazabilirler ve bu benim için çok değerli. Gerçeklere dayanan kitapları önemserim çünkü. Mesela iki yıl önce okuduğum ‘’Dersler’’ bu anlamda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Ian McEwan kaleminden çıkan Dersler’in etkisi hâlâ üzerimde. İnsan doğasının karmaşıklığını bütün yönleriyle anlatan çarpıcı bir eserdi. Edebi anlamda bayılmasam bu kadar övmezdim. İşte bu yüzden Violeta’nın da bana bunları sunacağını düşünmüştüm. Yine de okumaktan memnunum, yazarın başka kitaplarını da değerlendireceğim mutlaka. İncelememi yayımladığım platform: instagram.com/p/DLU52TCoyjg/?...
Edebiyat
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023359 okunma
·
399 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.