Romanı bitirdiğimde aklıma Tanpınar'ın "Anadolu’nun romanını yazmak isteyenler ona
mutlaka türkülerden gitmelidir" sözü gelmişti.Hasan Ali Toptaş da bu söze uymuş belli ki.Romanda adeta türkü formunda ilerleyen hüzünlü bir anlatım söz konusu. Adım adım ölüme yaklaşan babaya merhamet duyan bir ailenin yaşadıklarını, evin yazar oğlunun gözünden anlatan romanda türkülerle ağlanıp türkülerle gülünen samimi bir atmosfer oluşturulmuş.(Tabii bende Gölgesizler in yeri her zaman ayrı olacak :-) )