Sufi anlatımında ceviz, yalnızca hakikati değil, aynı zamanda hakikate giden yolu da anlatmada en güzel simge olarak seçilmiştir. Ceviz, tümüyle nefse benzetilmiş ve dıştan içe doğru nefsin perdelerinin kaldırılmasıyla hakikate, eş deyişle öze nasıl ulaşılacağının bir göstergesi olarak kullanılmıştır.
Cevizin en dış kabuğu, yeşil ve acı olan kabuğu Nefs-i Emmâre'ye, onun soyulmasıyla ortaya çıkan sert tahta kabuk Nefs-i Levvâme'ye, onun soyulmasıyla ortaya çıkan ve kalınca kahverengi bir zar olan kabuk Nefs-i Mülhime'ye, onun da soyulmasıyla ortaya çıkan şeffaf, ince, sarımsı kabuk ise Nefs-i Mutmainne'ye benzetilmiştir."
İşte bu inanıştan yola çıkılan hikayede Agah'ın oğlu Arden aracılığıyla kendi özüne ulaşması , inancının kuvvetlenmesi anlatılmakta.
Arden ; trizomi 13 olarak tanımlanan bir kromozom anomalisi hastalığına sahip.Babası Agah ve annesi Nazlı'nın bu hastalıkla olan mücadelesi, tüm yaşadıkları, çabaları , vazgeçişleri ve sonunda Agah'ın hakikate kavuşmasının bir günce üzerinden anlatıldığı duygu dolu bir yolculuktu.Özellikle bazı mektuplarda çok duygulandım.Ve hastalık ve tedavisi konusunda yazarın da araştırmalar yaptığı ve emek sarf ettiği açıkça anlaşılıyor.
Duygulanarak ve her sayfada şükrederek okuduğum bir eserdi.3 evladım var elhamdülillah.Her gün şükrediyorum sağlıkları için.Bu kitap biraz da kendimizi sorgulamamızı sağlıyor.Nasıl da küçük sorunları büyüttüğümüzü bir kez daha anlıyoruz; büyük dertleri olan yaşamlara şahit oldukça.
Konusu ilginizi çekti ise okumanızı tavsiye ederim.Kitapla kalın en çok da sağlıkla...