9/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 02:06
Sonunda beni hıçkıra hıçkıra ağlatan bu esere gelin birlikte bi göz atalım. Roman 19. Yüzyıl Rusya’sının feodal sistemden modern sisteme geçmeye hazırlandığı sancılı dönemin duygusal ve düşünsel boyutunu çok güzel kaleme almış. Öyle ki sadece Rusya özelinde değil tüm dünyada ülkeler, tarihlerinde buna benzer sancılı dönemlerden geçmiş, geçiyor ve geçmeye de devam edecek o yüzden bundan kaç yıl sonra olursa olsun okuyan herkesin karakterler içinde kendinden bir parça bulabileceğini düşünüyorum. Dili sade, betimlemeleri oldukça güçlü, akıcı, sıkmayan ve karakterlerin düşünce ve duygu dünyasına son derece güzel ayna olmuş bi kalemi var yazarın. Kitapta ana karakterler Bazarov, Arkadiy, Nikolay Petroviç, Pavel Petroviç olarak iki genç ve iki yaşlıdan oluşur. Karakterleri tanıyalım, Bazarov, nihilizmin henüz tam oturmadığı o dönemde nihilizmin öncülerindendir (Nihilizm: Toplumda yer etmiş ahlaki, dini, toplumsal kuralların temelsiz olduğunu ve değeri olmadığını savunan felsefi görüş.) Doğa bilimi ve Tıpla ilgilenen (Tıpa da inanmayan) karakterimizdir. Arkadiy’in ise akıl hocası ve dostudur. Romantizm, duygusallık, toplumsal sınıf ve aşk başta olmak üzere toplum tarafından kabul gören ne varsa patavatsızca ve umursamazca eleştiren bi karakterdir. Arkadiy, Bazarovun etkisi altında kalmış ancak felsefi görüşünü henüz tam olarak kendinde oturtamamış bi gençtir. Yani araftadır. Babası Nikolay ve amcası Pavel’in ziyaretine giderken Bazarovu yanında götürmesiyle başlıyor her şey. Nikolay Petroviç, Arkadiy’in babasıdır. Çiftlik sahibidir. Eski değerleri temsil eder. Oğluna oldukça düşkün ve aralarındaki kuşak çatışmasını gördükçe bu konuda oldukça üzülen ve kendini eksik, eski kafalı olarak kabul edecek olan karakter. Pavel Petroviç, Arkadiy’in amcası Nikolay’ın abisidir. Kendisi bi aristokrat. Asilzadeliğin savunucusu. Kitapta Bazarovla olan tartışmaları dönemin kuşak çatışmasını ve düşünsel, duygusal farklılıklarını en net gördüğümüz kısımları olacak. Bazarov’a gıcık olduğumdan başlarda elim pek gitmedi kitaba ancak okumaya devam ettikçe karakterlerin duygusal dünyaları öyle güzel kaleme alınmış ki tüm karakterlerle duygusal bağ kurmama sebep oldu (en çok da Bazarovla). Zaten kitabı araştırırken yazar Turgenyev’in de Bazarov ile ilgili ikiye bölündüğünü hem hayranlık hem de eleştiri beslediğini okumuştum bu karakteri kaleme alırken yazar nasıl bölündüyse öyle güzel yazmış ki okuyucu da bölünecek. Sonuna gelince sonu hakkında spoiler vermemek için açıkça bi şey söylemek istemiyorum ama edebi olduğu kadar felsefi olarak da çok güçlü bi mesaj veriyor. Yazarla ilgili de ufak bi parantez açmak istedim: Turgenyev bu eserden sonra edebiyat çevresinde dışlanıp yalnızlaşmış. Tolstoy ve Dostoyevski gibi yazarlarla da bu dönemde arasındaki soğukluk artmış. Turgenyev hem dönemin genç devrimcilerinden hem de muhafazakâr kesimden oldukça ağır eleştiriler almış ve iki tarafı da memnun edememiş. Aldığı bu ağır eleştiriler onu etkilemiş ve bir daha böylesine güçlü bi eser yazamamış. Fransa’ya yerleşip hayatının geri kalanında tiyatrolar, kısa öyküler ve denemeler yazmış.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
·
319 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.