Rüzgâr gibi geldi, rüzgâr gibi her şeye dokundu ve rüzgâr gibi geçti.
(Yenidendoğan Ejder’den Halan oğlu Arent oğlu Loial Dördüncü Çağ)
Zaman Çarkı’nın Son Kitabının Sonu
Eveet gördüğünüz üzere bu sefer gelenek bir başlangıçla değil bir sonla başlıyor... Zaman Çarkı serisinin sonu. Birkaç yıldır okuduğum bu seriyi, bazı dostlarımı, fantastiğin mihenk taşlarından birini geride bırakmanın burukluğu var üzerimde. Hani klasik bir tabir vardır, ölürken hayatın film şeridi gibi gözünüzün önünden geçmesi diye şu an incelemeyi yazarken tam olarak bunu yaşıyorum... Sen ne ara Ejder oldun dünyayı kurtardın Rand, ne ara hikmetliği bırakıp Aes Sedailerden nefret ederken gelmiş geçmiş en iyi Sarılardan biri oldun Nynaeve, sadece bir hancı kızı olan Egwene sen ne ara gelmiş geçmiş en iyi Amyrlinlerden biri oldun... Hepinize bu yolculukta bana dostluk ettiğiniz için teşekkür ederim, size minnettarım dostlarım. Egwene... Gawyn... Siuan... Gareth Bryne... Verin... Lord ve Leydi Bashere... Arcane'de Ekko'nun Zaun'daki gizli yerinde "Kaybettiklerimiz" diye bir grafiti vardı, işte bu arkadaşlara tam olarak böyle bir grafiti yapmak isterdim gerçekten, hepiniz kalbimizde yaşayacaksınız... Bir huyum vardır, bazı arkadaşlarımı bir daha görüşemeyecek olacağımızı bilsem de unutmam, unutmak istemem çünkü, ne kadar unutmak daha mantıklı olsa da, unutmak anılarına hakaret gibi gelir bana, onların anılarını atlatmak hakaret gibidir. İşte Zaman Çarkı da atlatmayacağım bir seri oldu, "Rüzgâr gibi geldi rüzgâr gibi her şeye dokundu ve rüzgâr gibi geçti."
Işığın Anısı nasıl bir kitaptı derseniz sadece şunu derdim "gawga dovuj", evet gawga dovuj. Tüm kitap neredeyse Son Savaş'tan oluşuyor. Tabii çok fazla cephe olduğu için sanki tek savaş değil de çok savaş varmış gibi görüyoruz ki aslında zaten öyle. Lan cephesi, Egwene cephesi, Rand cephesi, Elayne cephesi diye adlandırabiliriz kaba taslak, Mat spesifik olarak bir cepheyi kontrol ediyor muydu hatırlayamadım ama Mat tüm savaşı kumanda eden kişi oluyordu. Kurgusu çok iyi olan bir kitaptı, Jordan gerçekten hayatındaki tüm tecrübelerini son damlasına kadar kullanarak bir şeyler ortaya çıkarmış. Her şey bir yana özellikle savaş stratejilerini kurgulamak bence gerçekten çok zor bir şey. Tee en baştan beri kılıç pozisyonları gibi şeylerden bile etkilenmişken Mat gibi bir kumandanı yazmak, o kadar stratejiyi açıklayarak yazmak bence çok büyük bir şey, gerçekten bazı yazarların neden diğer yazarları çok çok çok çok çok çok geride bıraktığını fazlasıyla anlıyoruz bu tarz şeylerle. Kitapta bazı dostlarımız annenin son kucaklayışını yaşıyor. Ölenlerin arasında ne kadar beklemediğim karakterler olsa da çok güzel yazılmış bir süreçle ölüyorlar, yani bazı kitaplardaki "oo bu önemli karakterdi hadi bunu öldürim de şaşırtıcı olsun" saçmalığıyla değil. Kitapta bekleyeceğiniz üzere Rand ve Karanlık varlık savaşıyorlar, bu olay cismani değil soyut ve zihinsel olarak gerçekleşiyor. Birbirlerine bazı imgeler gösteriyorlar ve bunların karşısındaki irade savaşlarını okuyoruz aslında. Bu savaş kısmı beni çok tatmin etmedi maalesef, daha epik bir şey canlandırmıştım kafamda ama olsundu, zaten mantıklı düşündüğümüzde de böyle olması gerekiyordu. Bir de sanırım kitapta en üzüldüğüm kısım savaşın içinde birden gelen “Amyrlin Makamı düştü!” narasıydı, o zamana kadar Egwene'i bu kadar sevdiğimi bilmiyordum...
Genel olarak böyle dostlar, güzel bir seriye elveda diyoruz maalesef. Artık vazifemi tamamladım ve nihayet bu deniz kıyısında Kardeşlik'imizin sonuna geldik. Size ağlamayın demeyeceğim çünkü her gözyaşı şerden akmaz...
open.spotify.com/track/3aFt9CWe6...open.spotify.com/track/1Sa205S8S...open.spotify.com/track/1qJhPRj2M...open.spotify.com/track/4YK1UTxfi...open.spotify.com/track/03xqsJoBr...open.spotify.com/track/3ufCJVEwH...
Bunlar da bu seriye bırakmak istediğim şarkılar.
Ve gün geldi, eskiden olduğu gibi ve yine olacağı gibi dünyanın üzerine ağır bir Karanlık çöktü ve o Karanlık insanların yüreklerine bastı, yeşillikler soldu, umut öldü. Ve insanlar Yaratıcı’ya feryat ettiler ve dediler ki, Ey Semavi Işık, Dünyanın Işığı, geçmiş çağlarda olduğu gibi, gelecek çağlarda olacağı gibi, kehanetlerde Vaat Edilmiş olan dağdan doğsun. Sabahın Prensi toprağa şarkı söylesin ki, yeşillikler yeniden büyüsün, vadiler kuzular doğursun. Şafağın Efendisi’nin kolu bizi Karanlık’tan korusun ve adaletin yüce kılıcı bizi savunsun. Ejder atını yine zamanın rüzgarlarında sürsün.
(Charal Drianaan te Calamon Ejder Döngüsü’nden. Yazarı bilinmiyor, Dördüncü Çağ)
Çok güzel bir inceleme olmuş. Zaten duygularımızı anlatmaktan başka bir şey yapamadık. Ben de bu hisleri yaşayarak bitirdim seriyi ve halen kendime gelemedim. Zorlu bir yoldan geldin. Sonunda yolculuğun bitti. 🙏😊✨
Skrn ben farklı şeylere yöneldim, gittim Seneca okuyorum ama biri beynimin arka taraflarından "HAYAĞAARR SEN BU DEĞİLSİNNN" diye bağırıyor 😄 Hadi bakalım bundan sonra nasıl etkileneceğiniz bilmiyorum ama gazamız mübarek olsun diyelim, artık yüksek kıdemli fantastik okur olduk 😄
Bugün aklıma Aviendha'nın görüleriyle alâklı bir gelecek bilgisini görmediğimiz aklıma geldi. Aslında 15 kitap diye abarttığımız seriye bence en az 1 kitap daha eklenebilirmiş... Keşke kitabın sonunun da ötesini de görebilseymişiz...