Puan vermedi·158 syf.··Beğendi
· Herkese Merhaba <3
Bugün Bulgakov’un en çok okunan eseri “Genç Bir Doktorun Anıları” ile geldim.
Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse;
Tıp fakültesinden iyi bir dereceyle mezun olmuş 24 yaşındaki genç, şehirden epeyce uzakta Rusya’nın ücra bir köyüne tek doktor olarak görevlendirilir. Tecrübesiz genç görev süresi boyunca hem soğukla, hem köy halkının cahilliğiyle mücadele eder.
Teoride başarılı bir doktor olduğunu ispatlasada pratikte henüz kendine güvenemez. Gelen her hastada ya yanlış bir şey yaparsam korkusuna kapılır. Zaman zaman bu ücra kasabada en yakın arkadaşı olan kitaplarından faydalanır.
Bir çok hasta gelir gider. Banyo yapmaya, tıraş olmaya bile vakti olmayacak kadar çok çalışır. Geceleri yorgunluktan uyumak yerine bayılacak duruma gelir. Bazen hastalarına o gitmek zorunda kalır. Karla kapanmış yollarda kızakla binbir zorlukla donma veya kurtlara yem olma korkusuyla mesleğini yapmaya çalışır.
Kendi duygu ve düşüncelerime gelecek olursam;
Genel olarak kitabı çok beğendim. Yazarın dili anlaşılır o yüzden kolay okunabilecek bir kitap. Ama Bulgakov aynı zamanda tıp mezunu olduğu için kitaptaki her şey çok gerçekçiydi. Genç doktor kanlar içinde kalan hastalara bakarken benim tansiyon yerlerde nabızda 180’lerdeydi. :)
En çok ilgimi çeken hikaye “Morfin” adlı bölümdeki oldu. Yazar bağımlılığı yine çok genç bir doktor üzerinden çok etkileyici bir şekilde anlatmış. Bu gibi konulara ilgisi olanlara bağımlılık ile ilgili izlediğim “Requiem For A Dream” filmini önerebilirim. Çok sarsıcı ve rahatsız edici içerikte olsa da çok anlamlı bir filmdi.
OKUYUN OKUTUN
Kitapla Kalın
Sevgiler <3