Puan vermedi·288 syf.····Okunma: 30 Haziran 2025 08:41 Sizlerle Koreli yazar Hwang Bo-reum'nun Hyunam-Dong Kitabevi romanını paylaşacağım. Evvela bir mahallenin adı olan Hyunam-Dong'taki "Hyu" kelimesinden bahsedeceğim. Çünkü kurgunun sonuna doğru bu kelimenin bir mahalle adı değil, kitaba ruhunu veren kelime olduğunu yazarın kaleminden okuyoruz. Hyu; dinlenme demek! Tıpkı Youngju'nun ruhunu dinlendirebilmek adına hayalinin peşinden gidip Hyunam-Dong Kitabevi'ni açması gibi. Sadece onun ruhunun mu dinleyemeye ihtiyacı var? Elbetteki hayır! Her kitap kurdu kendinden bilir nasıl bir huzura ihtiyacı olduğunu. İnsansız bir huzur aramaktır; bu arayış. Youngju da bu düşünceyle açmıştı kitabevini. İnsanları kitaplarla buluşturmuş, kendisi bir köşeye çekilmişti. Hayallerine kavuşmasına kavuşmuştu lakin bir şeyler eksikti. Kitapları yazan, kitapları okuyan yani kitapların içerisinde kalmayan gerçek karakterler. Zaten çok beklemesine de gerek kalmıyor. Öyle ki okuduğu halde doğru düzgün iş bulamayan Minchul'u yarı zamanlı olarak kahve yapmak için işe girer. Onun sessizliği aradığı gerçek insanı sunmasa da genç adamın tükenmişlik sendromu Youngju'ya görünmez bir gaye verir. Hem kendini hem de kitabevini kıyda köşede kalmaktan kurtarır ki bu sayede tanıştığı kahve satıcısı Jim'i, susemi ören Jungseo hayatına dahil olur. Bu iki kadınında ruhunu dinlendirmeye ihtiyacı vardır. Kendince yolları yöntemleri olsa da kaderleri Hyunam-Dong Kitabevi'nde birleşir. Youngju'nun kitap kafede düzenlediği pek çok etkinlik yavaş yavaş bazı şeylerin anlamını bulmasını sağlar. Özelikle de eski eşinden boşandıktan sonra kalbini aşka, daha çok huzur veren aşka kapamıştır. Hissizleştiği için değil tam aksine hislerini dinlendirmek istediği için. Doğru duydunuz, bazen duygusal olarakta dinlenmeye ihtiyaç vardır ta ki dinlenmeniz neticesinde kalbinize sükunet gelinceye kadar. Ardından Youngju misali ince ruhlu Seungwoo ile tanışmanın doğru zaman olduğunu anlarsınız. "Yarının ne getireceği bilinmez!" diyen yazarın hatırlattığı gibi yeni güzellikleri tatmak için yaşamaya devam etmeliyiz.