Öcalan ve PKK'nın, 24 Anayasası ve Lozan düşmanlığı
9/10
·498 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 10:44
Kürt Kökenli vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı, yıllardır bizlere “Abdullah Öcalan” diye tanıtılan, şimdi de “Kürt Halk Lideri” diye takdim edilen Ermeni asıllı Artin Agopyan’ı iyi tanımalı. Türk-Kürt çatışması yaratarak Türkiye’yi bölmeye çalışan ülkelerin maşası olduğunu görmeli artık. Tarih, çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı demeden kendi halkını katleden, aşağılayan bir “Halk Önderi”ne tanıklık etmemiştir. Öcalan, denildiği gibi gerçekten “Kürt Halk Önderi” olsa, Terör Örgütü PKK’nın ilk eylemini kendi halkına yapar mıydı? Çabuk unutan bir toplumuz. Biz yine de hatırlatalım. Öcalan’ın lideri olduğu, PKK terör örgütü ilk eylemini 20 Haziran 1987’de Mardin’in Ömerli İlçesi’ne bağlı Pınarcık’ta yaptı 16 çocuk, 6 kadın, 8 erkek toplam 30 Kürt vatandaşımızı katletti. Abdullah Öcalan'ın “Ermeni” olduğu iddiası sadece ASALA gibi örgütlerin 1973 ve sonrası başlattıkları eylemler olmadığı, en önemli kanıtların öldürülen PKK'lıların bir kısmının sünnetsiz oluşu ve teslim olan teröristlerin anlattıkları olmuştur. “Fransa Kürdoloji Enstitüsü, Ermenilerin ve Kürtlerin ARİ olduklarını ve Kürtlerin, Ermenilerle amcaoğlu olduklarını iddia ederek, Kürt-Ermeni işbirliğini” sağlamaya çalışmaktadır. 1980’lerde 51 Elçimizi Şehit eden ASALA, Abdullah Çatlı ve ekibi tarafından susturulunca, PKK ile işbirliği yaparak, eylemlerini Türkiye’nin doğu kesimine kaydırarak, hem Kürt haklarını savunur göründüler, hem Kürt öldürmeye başladılar. Son zamanlarda isminin sonuna “Yan” yazan Kürt severler türedi. Öncelikle Kürtlerde sonu “Yan” ile biten isim olmaz. Bakıyorum Şiwan Serciyan adını kullananlar var. Benim bildiğim Ermenilerde “Yan” ile biten isimler olur. Koçaryan, Fıstıkçıyan gibi isimler Ermeni isimleridir. Bu isimleri taşıyanlar gerçekten Kürtler mi merak ediyorum? PKK Marksist Ermeni bir örgüttür. Abdullah Öcalan’ın babası ermenidir. Amarlı Köyü, eski bir Ermeni yerleşim birimidir. Abdullah Öcalan’ın aile içindeki asıl adı “Artin Agopyan” dır. Ayrıca A. Öcalan, Kürtçe de bilmiyor. Cezaevinde yatarak çıkan bir PKK’lı ile sohbet esnasında bana bazı şeyleri itiraf etti; “Evet doğru, bir Ermeni komutan benim yanımda bir Kürt arkadaşımı öldürdü. Ne suçu vardı, neden öldürdün,” dediğim zaman, O; “Onun Müslüman olması benim için yeterli. Bir Müslüman eksilmiş oldu ya”. Dedi. Ben bu işte Ermeni Parmağı olduğunu görünce, bunun üzerine örgütten ayrıldım. Ölü olarak ele geçen bazı cesetlerin Sünnetsiz çıkması da bunların Ermeni olduklarını göstermektedir. Kürtler Müslüman, bu nedenle Kürt Çocukları arasında Sünnetsiz kimse olamaz. Bu savaşta Kürtler ölecek, Zafer Ermenilerin olacak... Çünkü Ermeni araştırmacı Johannes Lepsius; “Gecekondu bir Kürt devleti kurulmadan, Büyük Ermenistan kurulamaz” diyor. PKK’nın elindeki haritada, daha önce Ermeni öldüren Kürt köylerinin isimleri işaretlidir. Örgüt elemanı köye giriyor ve öncelikle Ermeni öldüren eve misafir oluyor, Kürtçe konuştuğu için ev sahibi ona güveniyor ve hürmet ediyor, birkaç saat sonra PKK’lı ev sahibine bir soru yöneltiyor; “Dayı siz buralarda hiç Ermeni öldürdünüz mü?” PKK’lı Kürtçe konuştuğu için, ev sahibi ona güvenerek, nerede ve nasıl öldürdüklerini detayları ile anlatıyor. Gece yarısı PKK militanları kalkıp giderken; “Dayı, sen kendi ağzınla Ermeni öldürdüğünü itiraf ettin, ayrıca şahit’e gerek yok.” diyor ve “Aha işte Ermeni öyle öldürülmez, böyle öldürülür!” diyor ve ev halkını tarayarak öldürüyor. Beşikteki çocuğa kadar öldürmesinin nedeni, hem Ermeni İntikamının alındığı Kürtlerce bilinmesin diye şahit bırakılmıyor, hem de beşikte ki çocuğa kadar öldürüyor, Kürtlerden 1915’lerin intikamını alıyor. PKK, doğuda Kürtleri göçe zorlamakla, bilinçli olarak doğudaki Kürt nüfusunu azaltma yoluna gidiyor ve ileride olabilecek bir oylama ile bu toprakların bir ilhak sonucu Ermenistan’a bağlanabilmesi için zemin hazırlıyor. Peki, bu Hristiyan dünyası, 93 harbinde Ermeniler tarafından öldürülen bir milyon Kürt için neden insan hakları demedi? Ne zaman ki 1915’lerde eli silah tutan Kürtler cepheden dönerek, Ermenilerden intikam almaya başlayınca, Hristiyan dünyası “Soykırımdan” söz etmeye başladı. Hemen “Berlin Anlaşmasını” Osmanlı’ya imzalattırarak, “Ermenileri Kürtlerden Koruma Görevi Osmanlı Türkü’ne verilmiştir.” diye bir madde koydurdu. Bu maddeye göre Osmanlı Ermenileri Kürtlerden korumaya çalıştı. Bu maddeden dolayı, göçmek istemeyen Ermeniler, Türk Devletine Yağcılık olsun diye öz be öz Türk Soy isimleri aldılar. Abdullah Öcalan'ın aslında Ermeni asıllı Artin Agopyan olduğunu Apo'nun en yakım arkadaşı, sağ kolu kanyınçosu "Parmaksız Zeki" kod adlı Şemdin Sakık anlatıyordu #276522890 Diğer yandan Abdullah Öcalan'ın avukatı olan ve KCK manifestosunu yayınlayan Ayşe Tuğluk'un Türk devletine karşı düşmanca iddialarına görelim verelim: Kürt ve Kürtçü yazarların dayanak yaptıkları temel argüman “Osmanlı dağıldıktan sonra bizde mirasçısı olmamıza rağmen, bizler Türklerin egemenliği altında ezildik…” Kongrede dile getirilen “Türkiye’nin kuruluşunda büyük rol oynayan ilk meclis ve 1921 anayasası temelinde kurulan Türkiye’nin kuruluş felsefesi ve siyasetinde Kürt inkârının olmadığını ve Kürtlerle birlikte kurulmuş” ifadesinin tam açılımı bu. Oysa ne 1921'de ne de Kurtuluş Savaşı'nın herhangi bir döneminde “Milli Mücadelenin kurucu unsuru Türk ve Kürt Halkıdır… ibaresi geçmemiştir. Bilakis 1921 Amasya Görüşmeleri'nde belirlenen Misakı Milli bunun en büyük kanıtıdır. O zaman sorulacak birkaç tane basit soru var. Kendilerini mirasçı gördüklerini iddia eden bu gafiller, neden Kürt Teali Cemiyeti Kurarak, İngilizlerle işbirliği yapıp Anadolu ayaklanmasını engellemeye çalışmışlardır? Neden, 1921’de Koçgiri Ayaklanması'nı çıkartarak Milli Mücadele döneminde Batıda Yunanla boğuşan Orduyu bölmeye kalkmışlardır? 1960'larda ülke sağ ve sol çatışması içinde iç savaşa doğru siyasi ve ekonomik krizler arasında ilerlerken, Kürt solu, sosyalist görünüm altında Kürt Milliyetçiliğin ve siyasi hareketini uyandıracak öncelikle Türkiye’nin Güneydoğusunu, Irak'ın Kuzeyini, Suriye'nin Kuzeyini ve İran'ın Batısını kapsayacak “Büyük Kürdistan” planı devreye sokmaya başlanmıştı. Ancak hiçbir zaman başarı elde edememiştir. Özetle Kürt Siyasi Hareket tarih boyunca hiç bir zaman Kürt Halkının geleceği, bağımsızlığı ve demokratik hakların kazanılması için içsel dinamiklerini harekete geçiren bir mücadele içinde olmamıştır. Zaman zaman aşiretlerin kendi bölgesel güç çıkarlarını korumak ve ya bölgedeki çıkar devletlerin menfaatlerini ulaşmasını sağlamak için bir maşa şeklinde kullanılmış ve bundan sonra da kullanılacaktır. Oysa her yönüyle zengin coğrafyamızda, ortak kültür ve kökenin açıkça bizi bir araya getirdiği toplumsal değerlerin en üst düzeyde sağlandığı, kırsal ve kentsel yaşamda iç içe kaynaşan yapıların oluştuğu Türk Vatandaşlığı, en önemli çözüm olmalıdır.
Geçmişten Günümüze Kürt Siyasi HareketiMurat Köylü · Hiper Yayınları · 01 okunma
·
206 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.