Sana Gül Bahçesi Vadetmedim sana kusursuz bir adalette vadetmedim... Kitabın bam teli cümle bu olsa gerek. Nerede adalet var ki senin için olsun Deb... Eserde toplumun normal kavramına bakıyoruz. Kim normal? Kime göre? Duygularını hissedemeyen insanlar mı? Yoksa hissedip kendini kahreden, bir dünya melankolik mi? Deb ve doktor, normal kavramını İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap ele alıyorlar. İkisinin sohbetleri çok derin, düşündürücüydü. En keyif aldığım bölümlerdi.
İnsan delirmeden ya da akıl hastası
olmadan önce neler hisseder? Ben değersizlik olarak algıladım. Beyninin insana oynadığı büyük oyunda, önce sana değersiz ve zehirli olduğunu hissediyormuş insan. Deb böyle hissediyordu. Çok baskın bir duyguydu bu. "Herkesi, dokunduğum herkesi zehirliyorum" doktor, diyordu Deborah... Hatta doktora ; #276831090 diyordu. Doktor Fried'sa ona şöyle cevap veriyordu; #276828234
İnanma onlara Deb, güçlüsün ve istersen her şey geçer demek istedi. İnsan isterse, onu lime lime eden her şeye karşı savaşır'ın hikayesiydi tam olarak eser.
Kulak anlarsa, insanın gözü olur. Duyularımızdan en önemlisi olan kulak, anlarsa göz olup ruhumuzu aydınlığa çıkartır. Dinleyin, her şeyi iyi dinleyin arkadaşlar, okuyun çok okuyun. Ve dünyada kimsenin sizi suçlu ve hasta hissettirmesine izin vermeyin.
Size diyorum ki ; Size gül bahçesi vadediyorum. Tabiki bahçelerinizi kendiniz ekerseniz .. Kıpkırmızı dikensiz güller vadediyorum.
Seni ve gücünü tanımış olmak çok güzeldi Deborah :)
Ve son olarak :
#276902595