Puan vermedi·331 syf.····Okunma: 01 Temmuz 2025 18:19 Gözleri görebilen bir insan kör olabilir mi? İlk başta garip geliyor; sonuçta görmekle körlük iki zıt kavram. Ama Saramago’nun anlattığı tam da bu: Görüyor muyuz, yoksa sadece bakıyor muyuz? İtiraf etmeliyim ki çoğumuz aslında gören körleriz. Görüyor gibi yapıp aslında görmemeyi seçiyoruz.
"Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler... Gördüğü halde görmeyen körler."
Şimdi gelelim kitaba... Hikaye, trafikte ışıklarda bekleyen bir adamın aniden kör olmasıyla başlıyor. Kitap boyunca hep “ilk kör” olarak anılıyor. Aslında kitaptaki çoğu karakterin ismi yok, herkes sıfatlarla tanımlanıyor: İlk kör, doktor, doktorun karısı, gözlüklü genç kız... Eğer benim gibi kalabalık karakterli kitaplarda isimleri unutuyorsanız, bu kitapta o sorunu yaşamayacağınıza emin olabilirsiniz.
Sonra körlük bir salgına dönüşüyor. Neredeyse herkes kör oluyor, sadece bir kişinin gözleri görmeye devam ediyor. Ne hastalığın nedeni belli, ne de bu kişinin neden kör olmadığı... Kitap akıcı ve sürükleyiciydi. Sadece bir körlük salgınını değil, insanların sınırlarını, korkularını, bencilliğini ve dayanışmasını da sorgulatan bir hikaye.