Gönderi

8/10
·400 syf.··
2025 20. kitabı
Sihir kendi içinde bir ikilem barındırır; bu bir güç değil, denge meselesidir. Güç çok azsa zayıf düşeriz. Çok fazlaysa bambaşka bir şeye dönüşürüz. Kitabı bitirdiğimde kafamda dört farklı Londra dönüp duruyordu. Her biri bambaşka bir atmosfer taşıyor: biri canlı, biri donuk, biri korkunç, biri ise artık sadece bir felaketin hatırası. Bu paralel şehirler fikri beni en başından içine çekti. Sihirsiz şehir için, Gri. Büyük imparatorluk için, Kırmızı. Açlık içindeki dünya için, Beyaz. Büyünün kontrolden çıktığı, yok olmuş ve geçişi yasaklanmış dünya için, Siyah. Kitabın en çarpıcı yanı, sihre yaklaşımıydı. Büyü, burada sadece bir araç değil; neredeyse yaşayan, hisseden, isteyen bir güç gibi. Ve eğer kontrol edilmezse… işte o zaman ne kadar yıkıcı olabileceğini tüm çıplaklığıyla görüyorsunuz. Büyünün, sınır tanımadığı anda ne kadar tehlikeli olabileceğini, nasıl insanları ele geçirebileceğini ve şehirleri içten içe çürütebileceğini gördüm. Özellikle Siyah Londra’nın akıbeti ve Beyaz Londra’daki yozlaşmış güç mücadeleleri, sihrin başıboş kaldığında nelere yol açabileceğini çok net hissettirdi bana. Büyü sistemi çok özgün. Özellikle kan büyüsü fikrine bayıldım. Hem güçlü hem de tehlikeli; her kullanımda bedel ödeten bir sistem var karşımızda. Schwab, büyünün dilini, sınırlarını ve kurallarını öyle güzel işlemiş ki evren kendini inandırıcı bir şekilde kuruyor. Karakterlere gelirsek… Hepsinin ayrı bir çekiciliği var. Baş karakter Kell'in taşıdığı sorumluluk, ikilemleri ve yalnızlığı beni etkiledi. Lila ise tam anlamıyla kaotik ama bir o kadar da etkileyici. Henüz karakterlere çok bağlanmamış olsam da bu ikiliyi takip etmek büyük keyifti ve şimdiden sonraki kitaplarda geçirecekleri dönüşümleri merak ediyorum. Kitap bende “Bu sadece başlangıç” hissi uyandırdı. Yine de henüz ilk kitap olmasına rağmen beni cezbetti. Seri ilerledikçe hem dünya daha da genişleyecek hem de karakterlerle kurduğum bağ derinleşecek gibi geliyor. Fantastik evrenlerin içine girmeyi seven biri olarak bu seriye şimdiden alışmaya başladım bile. Karanlık, zarif ve dengesi her an bozulabilecek bir evrende geçen bu hikâye, büyünün hem güzelliğini hem de dehşetini hissettiriyor. Eğer siz de hem karanlık hem de incelikli bir büyü sistemini keşfetmek istiyorsanız bu kitap sizi kolayca içine alacaktır.
Sihrin En Koyu TonuVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2019368 okunma
··
915 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Listeye bir seri daha eklendi sanırım, çok güzel yazmışsın☺️🫶🏼.(Liste hayatım boyunca bitmicek gibi duruyo:)
Elif
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, bence kesinlikle şans verilmesi gereken bir seri. Devamını okudukça yorumlarımı paylaşırım yine 😽🩷 (Hepimizin listesi sonsuzluğa uzuyor boş ver :)
kırmızı londra için türk kültüründen esinlenmiş victoria 😻🫶
Elif
Gönderi Sahibi
Evett incelemende bahsetmiştin sanırım, benim de hoşuma gitti 🫠🫶🏻
Çok güzel yazmışsın
Elif
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 🤍
kell aşırı çekici bir karakter yaa
Elif
Gönderi Sahibi
Evet Lila da öyle bence, bana Hainin Mührü'ndeki Lunu'yu andırdı biraz ve ona bayılıyorum 😻