İlk kez Christopher Marlowe okudum.
Aslında çok uzun zamandır — yani Shakespeare okumalarına başladığımdan beri — okumak istiyordum. Fakat kısmet bugüneymiş.
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki: Shakespeare'in Marlowe’dan neden etkilendiğini artık çok iyi anlıyorum.
Malta Yahudisi, hem Othello gibi bir tragedyanın hem de Venedik Taciri gibi trajikomik bir oyunun yazılmasına ilham olmuş gibi.
Özellikle Venedik Tacirindeki Shylock karakteri, Malta Yahudisi’ndeki Barabas kadar çıkarcı ve Makyavelci değil — ama onun da aşağılanma ve ötekileştirmeye karşı derin bir hınçla dolu olduğunu söylemek mümkün.
Bu oyun, dönemin Hristiyan bakış açısını, Yahudilerin toplumsal konumunu ve en önemlisi Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa zihnindeki yerini anlamak açısından çok değerli bir metin.
Bu eser benim için Marlowe okumalarımın lokomotifi oldu diyebilirim.
Eğer fırsat bulabilirsem, YouTube kanalımda bu eserle ilgili daha kapsamlı bir özet ve inceleme yapmak isterim. (Umarım! )
Bence kesinlikle okunması gereken, düşündüren bir oyun.