8/10
·233 syf.··
2025 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 15:14
Merhaba sevgili okur, Bu kitap, üniversiteye başladığım dönemde, hocalar tarafından mutlaka okuyun diye önerilen kitaplardandı. 2004’ten beri okumaya her niyetlendiğimde ilk otuz sayfadan sonra bir şeyler oldu ve okuyamadım. Yirmi sene boyunca, en az kırk defa başlayıp bıraktığım kitabı bu sefer tamamladım. Benim elimdeki basım hayli kısaydı, okumak isteyenlere İş Bankası Yayınevi basımını tavsiye ederim. Zaten ben de tam metni tekrar okuyacağım. Kitabın çok fazla kırpıldığı belliydi, tam metin okumamak pişmanlıktır efenim. Öncelikle, Emile’in erkek çocuğu olduğunu öğrenmek çok şaşırtıcı oldu. Hep kız çocuğu olarak hayal etmiştim. Hareket noktası doğa olan Rousseau amca, Platon’un Devlet’inden de bahseder. Lock gibi bazı düşünürlerin sözlerinden hareketle kendi düşüncelerini de temellendirir. Çokça eleştirir. Monteigne’in Denemeleri’ne ve hatta Ulysses’e bile göndermeleri var. İlk dört bölümde, bazı rahatız edici ve kötü düşünesi ve bazı sert yaklaşımları dışında oldukça başarılı ve doğru yöntemleri var Rousseau’nun. Gel gelelim şimdiki çocuk eğitimine uygulamak çok zor. Zira sorun çocuklarda değil ailelerde. Doğadan uzak, aşırı konfor alanı içinde büyütme yaklaşımı ve eğitimcilere olan müdahaleler, maalesef sorunu çözümsüz hâle getirtiyor. Beşinci bölümde ise yazarın kadınlara ve onların eğitimlerine dair yaklaşımları çok rahatsız ediciydi. Biz sadece Doğu’nun kadınları algılama şekline söyleneduruken Batı’nın da aşağı kalır yanı olmadığını gösteriyor Rousseau. Kitaptan yaptığım çıkarımları fazlasıyla kırparak özetlemeye çalıştım. Bu benim için pek kolay olmadı çünkü çok dolu bir kitap. Kabaca beş bölümden oluşuyor. İlk üç bölümde çocuk eğitimine dair görüşler sunarken, dördüncü bölümde kitabın gidişatı ve işlenişi bambaşka bir yöne döndü. Emile’in genç olmasıyla birlikte başlayan yaşam şekillendirme ve din gibi kavramlar işlenmeye başlandı. (Bence dördüncü bölümden başlı başına bir kitap bile çıkar.) Beşinci bölümde ise, yetişkinlik çağına gelen Emile’e, kadın erkek ilişkilerinin nasıl olması gerektiğinden bahsediyor. Son iki bölümde “Toplum Sözleşmesi” kitabına göz kırpıyor. 1. Bölüm: Bebeklik 2. Bölüm: Çocukluk 3. Bölüm: Ergenlik öncesi dönem 4. Bölüm: Gençlik 5. Bölüm: Yetişkinlik Bu kitabı özellikle ebeveynlere, sonra kitaptaki hayata dair yaklaşımları sebebiyle de herkese tavsiye edebilirim. Son bölümde bile, nadiren de olsa, haklı bulduğum yönleri vardı. Rousseau amca şöyle der. Buyurunuz efenim: *** İlk çocukluk döneminde, bu önemli dönemi kaçırmadan, doğaya uygun, aşırı korumacı tutumdan uzak, yaşama sanatı kazandırılacak bir eğitim verilmelidir. *** Çocuk anne sütünü alırken sadece bedeni beslenmez. Bu sebeple anne sütü annenin kendisinden alınmalıdır. *** Çocuğun bedeni alışkanlık kazanmadan eğitilebilir. Alışkanlıklar kazanıldıktan sonra her türlü değişim sıkıntı yaratabilir. *** Çocuklar büyürken aşırı zorlayıcı ya da korumacı ortamda büyümemelidir. Her türlü hayat koşullarına hazırlıklı yetişmelidir zira acıdan kaçmak mümkün değildir. *** Çocuğu eğiten baba olmalıdır. Anne ile baba uyumlu olmalıdır. Aile bağları güçlü olmalıdır ve anne baba çocuğunun eğitimini kimseye bırakmamalıdır. *** Eğitimci ile çocuk arasındaki ilişkide en önemli noktalardan ilki, ikisi arasındaki ortaklığa kimsenin müdahale etmemesi; ikincisi ise aralarındaki sevgidir ve eğitimci bakıcı olmamalıdır. *** Çocuğun bedeni ve ruhu dirençli ve sağlıklı olmalıdır. En son çare doktora baş vurmaktır, önce doğanın iyileştiriciliğine bırakılmalıdır. Beden ve ruhun sağlığı için bitkisel beslenmeyi ve anne sütünü önemlidir. *** Çocuğun köy yaşamına yönelmesini tavsiye eder çünkü şehirde yok olma durumuna gelir. Çocuğu aşırı sarıp sarmalama ve beşikte sallama gibi durumlardan da uzak tutmak gerektiğini söyler. Çocuğun zihinsel gelişiminin fiziksel gelişimiyle benzer doğrultuda, ona bağlı olması gerektiğini söyler. *** Çocukların en iyi alışkanlığı hiçbir şeyi alışkanlık hâline getirmemek olacaktır. *** Korkularıyla kademeli yüzleştirilmelidir. Duyumsayarak, dokunarak öğrenmelidir. *** Çocuklarla konuşurken ne söylediğimizden çok onu hangi vurguyla söylediğimiz önemlidir. *** Çocuğun her ağlayışında çözüm bulmak onu emredici ve hükmedici davranışlara sürükler. *** Cesaretsiz, acıdan uzak bir yaşam içinde büyüyen çocuk mutsuz olur. Acı ile baş etmeyi öğretin. Kendi başlarına öğrenebilecekleri şeyleri siz öğretmeyin. *** Çocuğun her istediğini yapmak onu perişan eden bir şeydir. Herkesi kölesi sanır ve sadece isteyerek her şeyi elde edeceğini sanır. Eğer tanrı değilseniz çocuğu memnun edemeyeceksiniz. *** Çocuğun istediklerine değil ihtiyacı olanlara sahip olmalıdır. Şımarıklığın sınırsızlığı mutsuzluğu getirir. *** Çocuğun aklını kendiniz ile aynı konumda görüp açıklamalar yapmanın sonu çıkışsızdır. Bununla birlikte çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi öğrenmiş olurlar. İkna etme çabası yerine ihtiyaçları doğrultusunda net olarak kabul edin ya da reddedin der. *** Uygulamalı eğitim ve yaparak yaşayarak öğrenme yaklaşımı ile haklarını korumayı öğretmeli. *** Çocuğa söz verdirmenin çocuk için bir anlamı olmadığını unutmayın, çünkü çocuklar şimdi andadır sonrasını idrak edemezler bu sebeple sözlerini tutamazlar. *** İyilikseverliği çıkarcı iyilik yapmaktan ayırmayı öğretin . Bunu da öğretmenin en iyi yolu örnek olmaktır. *** Çocuklar ezberlememli. Masallar da dahil açık olmayan anlatımlar seçilmemeli. Masallar eğlenceli görünse de açıklıktan uzaktır. Çelişkilerle doludur. Yetişkinlere göredir. *** Çocuk ve eğitiminde sabırlı ve kararlı olmalıdır. *** Dünyayı en yakın çevresinden başlayarak öğretin. *** Tarımı mutlaka bilmeli. *** Son iki bölümde ise, doğaya uyumlu yaşam, vicdan, iyilik ve kötülük ve hayata dair birçok konuda bilgiler veriyor.
Emile Ya da Çocuk Eğitimi ÜzerineJean-Jacques Rousseau · Babil Yayınları · 20023,548 okunma
·
97 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.