10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 116. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2025 00:00
"ÇIKMAM LAZIM HAYAT KAÇIYOR" “Hayat zaten acıyı sık sık önümüze koymuyor mu? Sonsuza dek acıyla karşılaşmamış kaç insan tanıyorsun?” Hayatın tam ortasında dururken bazen etrafımıza yabancılaşır, kendimize bile ne kadar ait olduğumuzu sorgularız. Toplumun bize dayattığı yaşam biçimlerini, “normal” sayılan davranış kalıplarını ve üzerimize giydirilmeye çalışılan kimlikleri sorguladığımızda, çoğu zaman yalnız kalırız. Ana karakterimiz, toplumun benimsediği yaşam tarzına uyum sağlayamayan, sürekli sorgulayan ve bu yüzden çevresindekiler tarafından “aykırı” olarak etiketlenen biri. Ama aslında o, sadece daha anlamlı bir yaşamın peşinde koşan, kendi yolunu bulmaya çalışan bir insan. Eşiyle, arkadaşlarıyla ve inşa etmeye çalıştığı yepyeni hayatla kurduğu ilişki, bazen bir çelişkiye bazen bir sorguya dönüşüyor. Her biri onun iç dünyasında farklı bir yankı buluyor. Kimi zaman bir evlilikte sevgi ve saygı yeterli olmayabilir. Bazen o evliliği ayakta tutan şey sadece "sorumluluk" duygusudur. Serdar da, mutsuz olduğu halde sürdürdüğü evliliğinde bu sorumluluğun ve toplum baskısının gölgesinde boğulurken, cesaret edemediği “boşanmak istiyorum” cümlesini eşi Azra’nın söylemesiyle bir nevi özgürlüğüne kavuşur. Serdar, evliliği monoton bulan, özgürlüğüne düşkün ve sorumluluk almaktan pek hoşlanmayan bir adam. Eşi Azra ile olan evliliklerinde artık birbirlerine iyi gelmediklerini fark edip ayrılma kararı alıyorlar. Bu süreçte her ne kadar bu kararı dile getirmekte zorlanıyor olsa da, sonunda Azra'nın bunu ilk söylemesiyle süreç resmen başlıyor. Başlarda Serdar’a karşı biraz öfke beslememek elde değil. Zira en küçük soruya bile alınganlıkla karşılık vermesi, iletişimden kaçması, hatta Azra’nın “yemeğe geliyor musun?” gibi gündelik bir sorusuna bile tahammülsüz yaklaşması onun duygusal olarak ne kadar gergin olduğunu gösteriyor. Diğer yandan Azra’nın da boşandıktan sonra Serdar’ı kıskandırmak için yeni ilişkisini gelip anlatması. Serdar’ın bir farkı var: yardım almaktan çekinmiyor. Boşanma süreci ve sonrasında psikolojik destek alarak Korhan Alaca ile yaptığı seanslar aracılığıyla kendini anlamaya ve değiştirmeye çalışıyor. Bu yönüyle yazar, günümüzde hâlâ tabu olan “psikolojik destek alma” konusunu çok gerçek ve yerinde bir şekilde işliyor. Serdar’ın içsel çatışmaları, çocukluktan gelen boşlukları ve özgürlük algısı terapiler yoluyla yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Serdar’ın “bir daha asla âşık olmam” düşüncesi, Yasemin Hanım ile tanıştığında yerle bir oluyor. Fakat kaderin küçük bir oyunu gibi, Yasemin aslında Ahmet Hamdi Bey’in sevdiği kişi. Bu aşk üçgeni yaş farkları, etik sorular ve duyguların karmaşıklığı üzerinden incelikle işlenmiş. Yazar, yalnızca aşk ve boşanma temalarıyla sınırlı kalmıyor. Serdar, iki yakın arkadaşı olan Beytullah ve Serap’ın intiharlarının ardındaki gerçekleri sorgularken bir yandan da hayatın daha karanlık ve sessiz yüzüyle yüzleşiyor. Hayat kaçıyor... ve biz bazen sadece izliyoruz. Kitap, o durağanlığı kıran, içimizdeki sesi yeniden duyuran bir eser. Hepimizin hayatında zaman zaman karşılaştığı çıkmazları, hayal kırıklıklarını ve yeniden başlama çabalarını anlatıyor. Kimlik krizleri, ilişkilerde yaşanan çatışmalar, kayıplar, kabullenmeler ve elbette en çok da iç hesaplaşmalar... Eğer siz de kendinizi ait olmadığınız kalıplar içinde sıkışmış hissediyorsanız, bu kitap tam size göre. Kendinize sormaktan korktuğunuz soruları bir karakterin gözünden dinlemeye, cevapları onunla birlikte aramaya var mısınız? Kitap, bizlere şunu açıkça gösteriyor: Her başarılı görünen hayat, mutluluk barındırmaz. Her devam eden evlilik, huzur sunmaz. Ve her susturulmuş iç ses, bir gün haykırmaya başlar. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Çıkmam Lazım Hayat KaçıyorBünyamin Kapıcıoğlu · Nemesis Kitap · 202294 okunma
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.