·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mart 2025 00:00 "HESAPLAŞMA"
"Acısıyla tatlısıyla başıma gelenlerin hepsi birer tecrübeydi... Neyi neden uzatayım ki? Hayatlarımıza sızan kızgınlıkların, kırgınlıkların öfkelerin tamamının sorumluğu bunlara sebep olanlara ait; bana değil... "
Bazı insanlar vardır, hayatın onlara sunduğu tüm zorluklara rağmen dimdik durur, yaşadıklarıyla yalnızca kendilerine değil, çevrelerine de ışık olurlar. Eğitimci kimliğiyle yıllarca nice öğrenciye dokunmuş, yazar kimliğiyle ise kelimelere ruh katmış bir isim Ümit Hanım. Aynı zamanda otomotiv sektöründe kadının da güçlü ve başarılı olabileceğini ispat eden örnek bir kadın. Üstelik tanıdık bir isimle de akraba: Fikret Orman’ın ablası.
“Hesaplaşma”, günlük ve anı tarzında yazılmış, içten ve samimi bir anlatıma sahip. Kitap, yazarın ilk eserinin bir devamı niteliğinde. Ancak bu defa satırların arkasında daha derin, daha olgun bir yaşam öyküsü gizli.
Hayatın ona getirdiği sınavlar hiç kolay değil: bir kanser mücadelesi ve bir trafik kazası… Ama belki de en dikkat çeken özelliği, bu zorluklar karşısında hiç pes etmemesi. Korkularının üzerine gitmiş, acılardan kaçmak yerine onların içinden geçmiş. Hayata her zaman olumlu bakmayı başarmış. Ve inancını, umudunu, içsel gücünü asla yitirmemiş.
Zorlu geçen yıllarda içini dökme yolunu yazmakta bulan yazar, yaşadıklarını yalnızca aktarmakla kalmıyor; biz okurlara da dersler, farkındalıklar ve umut dolu mesajlar bırakıyor. Gittiği kurslar, yaptığı seyahatler, tanıştığı yeni fikirler ve insanlar onun bu yolculuğunda mihenk taşları olmuş.
Kitabın en etkileyici yönlerinden biri, yazarın kendi saflığını, kolayca inanan çocuk ruhunu ve kırılgan kalbini inkâr etmek yerine kabullenerek büyümüş olması. Hayatın her aşamasını sevmiş, her düşüşten bir kalkış gücü çıkarmış. Tevekkülü, affetmeyi, akışa güvenmeyi öğrenmiş ve bu duygusal olgunlaşmayı açık yüreklilikle bizlerle paylaşmış.
Aynı zamanda kitapta yer verilen toplumsal konular, içeriği daha güçlü ve anlamlı kılmış. Çünkü sadece bireysel deneyimlerden değil, toplumun ortak yaralarından da söz ediyor Ümit Hanım. Sade ve akıcı diliyle su gibi okunan kitapta altını çizeceğiniz pek çok cümle var. Olumlamalar, düşünce gücüyle ilgili hatırlatmalar, hatta Esma-ül Hüsna ile yapılan şifa önerileri bile mevcut. Yani kitap yalnızca okunacak değil, üzerinde düşünülecek, belki defalarca geri dönülecek bir içeriğe sahip.
Kitapta sadece kişisel hikâyeler değil, kısa ama çok anlamlı öykülere de yer verilmiş.
Özellikle Aziz Nesin’in patronundan borç isteme hikâyesi ve Halife Harun Reşit ile Behlül Dana arasında geçen olay... Bu hikâyeler sadece geçmişe değil, günümüze de ışık tutacak derinlikte. Az sözle çok şey anlatan, zihinlerde yer eden türden.
Kitabın sonunda yer alan, yazarın kendisi için kalbinde özel yere sahip kareleri paylaştığı bölüm ise yüzümüzde sıcacık bir gülümseme bırakıyor. Bu kareler, onun ne kadar hayata bağlı, yaşamı her haliyle kucaklayan biri olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Kitap su gibi akıyor. Her sayfa, bir pencere aralıyor insana.
Bazen içsel sorgulamalara itiyor, bazen sadece gülümsüyorsunuz.
Bazen “Ben de böyle hissediyorum,” diyorsunuz, bazen de “Ben neden böyle yapmıyorum ki?” diye kendinize dönüyorsunuz.
Gece boyunca kendi içimle hesaplaştım ben de… Kendime yüklediklerimi düşündüm, fazlalıklarımı tarttım, kendimi neden bu kadar çok üzdüğümü sorguladım. Okurken hem yazarla hem de kendinle baş başa kalırsın.
Tam anlamıyla bir farkındalık yolculuğu.
İçten gelen, kurguya değil yaşanmışlıklara dayanan samimi anlatımları sevenler için 'Hesaplaşma' kesinlikle şifa dolu bir kitap.
'Daha ne öğrenebiliriz ki?' dediğimiz bir çağda, Ümit Orman bize hâlâ öğrenecek çok şey olduğunu gösteriyor.
Yalnızca bir kitabın sayfalarında değil, hayata karşı duruşunda, sevgisinde, paylaşımında, cesaretinde öğrenecek çok şey var.
Kitapla Kalın.