·480 syf.····Okunma: 28 Şubat 2018 23:43 İlber Ortaylı! Kitaba geçmeden biraz İlber Hoca'dan bahsetmem gerek. Öncelikle bu kitabı İlber Ortaylı'nın yazması çok önemli ki çok ses getirdi, çıktığından bu yana en çok satanlarda ilk sırada, bolca da okunuyor. Lansmanı da iyi yapıldı haberlerde vs. çıktı. Kim ne derse desin İlber Ortaylı bu ülkede en fazla saygı duyulan ve en iyi tarihçilerin başında gelen biri. Bunun sebebi de İlber Ortaylı'nın fikirlerinden çok bilgilerinin ön plana çıkması. Zira tarih kitaplarında ve tarih anlatımlarında çok fazla görecelik var. Herkes tarihi kendi istediği gibi yazıyor, anlatıyor. Dünya ve politik görüşüne göre tarihi değerlendiriyor. Bu sebeple de çoğu kişi tarih okumuyor. Bahane hazır "herkes kendi fikrine göre yazıyor, tarih çok göreceli". Oysa bu kaçış, olması gereken her görüşten okuyup doğruyu bulmak, bulamasakta yorumlamak bizim görevimiz. Bu noktada İlber Ortaylı devreye giriyor. Kendisi bu konuda ki en objektif kişilerden biri. Herkeste içten içe bunu kabul eder. İlber Hoca'nın fikirleri, dünya görüşü yok mu? Tabi ki var ama o tarihe bunu karıştırmıyor. Bakın burası önemli, İlber Hoca tarihiyle barışık. Bu ne demek? İnsanlar tarihi değerlendirirken dünya görüşlerine göre kestirip atıyor, mesela monarşiyi, dinin devlet ilişkisine karışmaması gerektiğini düşünenler Osmanlı'yı silip atar, haklı haksız eleştirir ya da Cumhuriyetin getirdiklerine, İnkilaplarına karşı çıkanlar yakın tarihi, cumhuriyet dönemini eleştirir sürekli. Tabi ki her dönemin doğruları yanlışları var fakat mesele bunları objektif olarak değerlendirip, tarihimizi külli olarak kabullenmek, sahiplenmektir. İlber Hoca'nın farkı burada ortaya çıkıyor. Kendisi Osmanlı'yı da çok iyi anlatır ki Timaş Yayınları tarafından basılan Osmanlı ile ilgili bir çok kitabı da var. Bu fikirlerime katılmasınız da sonuç itibariyle herkesin mutabık olduğu bir konu var İlber Ortaylı'nın bilgisi. Ee son zamanlar capstir, tv'lerdeki konuşmalarıdır, buna sempatikliği de eklenince daha da sevilen, sayılan ve okunan biri oldu. Ama çok popüler olur, çok dikkat çekersen bu sefer ters tepki oluşup, insanlar sıkılıp haksız (kendilerince marjinal olacaklar ya!) eleştiriler de yapılıyor. Adamın egosuna takılıyor, tavırlarına hareketlerine, tamam da arkadaş nüfusuna mı alıcan sen işini nasıl yaptığına bak. Eleştirecek bir şey bulamayınca ne olsun.
Kitaba gelirsek puan ortalaması 9.1 sitede, merak ediyorum arkadaşlar kapak fotoğrafına mı verdiler o puanı. Kitabı okumadınız mı? Kapağa, isme, lansmana bakarsanız tam bir biyografi kitabı bekliyor insan ama kitap bir biyografi kitabı mı?bence değil. İlber Ortaylı Atatürk'ü anlatırken her bölümde o dönemin koşullarına, durumuna falan girmiş. Sadece ülkemizden değil, dünyanın gidişatı vs. hatta bazen o kadar uzak farklı yerlere gidiyor ki. Dedim ki burdan muhabbet Atatürk'e dönmez artık. Evet kitap bir tarih kitabı olarak başarılı olabilir (ki İlber Hoca her konuya girdiği için hepsi yüzeysel olmuş, bazen de gereksiz ayrıntı) ama bir biyografi kitabı olarak bence güzel bir kitap değil kesinlikle. Verdiğim 7 puanda sağlam ve güvenilir tarih bilgileri edindiğim için.
Bu arada kitabı Kitapyurdu'ndan ön siparişle aldım, ilk baskı ve imzalı geldi. İmzaya bakınca daha önce Hoca'ya kitap fuarında kitap imzalatmıştım o geldi aklıma, Kemal Sunal'ın Sakar Şakir filmindeki gibi düz çizgi çekmişti neredeyse. Ama bu imza başarılı.