·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Haziran 2025 00:00 LİZBON'A GECE TRENİ
Lizbon'a Gece Treni kitabının yorumuyla sizlerleyim. Lizbon'a yaptığı yolculukla hayatında değişimin sinyallerini veren Raimund Gregorius'un hikayesine şahitlik ediyoruz. Portekizli bir kadının ardından bilinmeze doğru bir yolculuğa çıkan Gregoruis, aradığı soruların cevaplarını bulabilecek mi? İnsanların hem ruhuna hem de zihinlerinde dokunan bir okuma oldu.
Lizbon'a Gece Treni kitabından bahsedecek olursam; Raimund Gregorius'un hayatında her şeyin değiştirecek olan gün, diğer günler gibi başlamıştı. Ama nereden bilebilirdi o gün hayatının tamamen değişeceğini. Köprüde gördüğü kadın, Gregoruis'u çok etkiledi. Kadının ana dilinin Portekizce olduğu dışında başka bir şey bilmiyordu.
Gregorius, Hirschengraben'deki İspanyol kitapevine gitmeyeli yıllar olmuştu. Önceden eski eşi Florence için kitap almaya gidiyormuş. Kitapevin'de Sözlerin Kuyumcusu isimli Portekizce kitabını aramaya koyuldu. Kitapevinin sahibinin yardımıyla da aradığı kitabı kısa sürede buldu ve hiç düşünmeden parasını ödeyip aldı.
Gregoruis, eve dönünce Yunan arkadaşıyla yaptığı konuşmada Portekizli kadını ve aldığı kitabı anlatıyor. Lizbon'a nasıl gidebileceğine dair arkadaşından tavsiyeler alıyor. Gregoruis, arkadaşından edindiği bilgiler ışığında Lizbon'a gitmek için Cenevre'ye gidiyor. Cenevre'den de Lizbon'a gitmekte olan trene bilet alıyor. Adını bile bilmediği bir kadının ardından Lizbon'a gitmek Gregoruis için büyük bir maceranın habercisi gibi duruyor. Kitapla kalın dostlar
#okudumbitti #kitapyorumu #bookstagram #keşfet öneçıkar #trenyolculuğu #lizbon #cenevre #erdeminkitapligi #lizbonagecetreni #pascalmercier #siakitap #sayfa412