Puan vermedi·240 syf.····Okunma: 25 Haziran 2025 00:00 Yazarla ilgili yaptığım araştırmada kısaca şu bilgilere ulaştım : "Jelinek’in eserlerinin merkezinde kadın bedeni, cinsellik, tüketim kültürü ve ataerkil baskı vardır. Onun feminizmi radikal ve sistem eleştirisine dayalıdır. Kadınların "metalaştırılması" ve toplumdaki yerlerinin sürekli olarak erkek egemen bir bakışla şekillendirilmesine karşı çıkar."
Ayrıca yazarın panik atak ve agorafobisi olduğu, bu nedenle hayatının büyük bölümünü evden çıkmadan sürdürdüğü, babasının akıl sağlığı ile ilgili problemler yaşadığı, annesinin de kızının sanatçı olması için katı bir disiplin uyguladığı gibi bilgiler okuduğumuz eseri değerlendirmemize yardımcı olacaktır.
Esere dair düşüncelerime gelirsem, kendi açımdan oldukça rahatsız edici bir metin olduğunu söyleyebilirim. Açıkcası ben okurken keyif almadım ama sanırım yazarın da asıl amacı buydu. Elfriede Jelinek'in Arzu isimli eserini Gendaş Yayınları'ndan yaklaşık yirmi yıl kadar önce okumuştum. "Dışarıda Kalanlar" gibi o da farklı bir metindi diye hatırlıyorum. Kitaplığımda bir diğer eseri "Aşık Kadınlar" var. Ona da sıra ne zaman gelir bilmiyorum.
Okuduğumuz eser, ana temalarından biri olan kadın üzerinden istismarı, tahakkümü, zorbalığı en şiddetli haliyle anlatıyor. Kullandığı dil ise alışık olduğumuz anlatım tekniklerine benzemiyor. Okurken en rahatsız eden faktör de buydu sanırım. Feminist bir yazar olduğu için kadın karakterleri anlatış biçiminde bir isyan ve bir başkaldırış vardı. Hatta Jelinek bir söyleşisinde şöyle demiş: "Ben konuşamayan kadınların çığlığını yazıya dökmeye çalışıyorum."
"Dışarıda Kalanlar" savaş sonrası Avusturya toplumunun yaşadığı çöküntüyü, gençlerin kimlik arama çabalarının bile olmadığını, topluma ait bireyler olamadıklarının kısacası bir sessizliğin anlatısıdır.
İlk sayfalarda neyle karşı karşıya olduğumu anlayamadım. Okumakta zorlandım.
Yeni bir kitaba başlamadan önce çoğunlukla dış kaynaklardan yazar ve onun anlatım diliyle ilgili bilgileri okurum. Bu sefer de öyle yaptım ve normal bir yazarla karşı karşıya olmadığımız sonucuna vardım. Bu metnin ortaya çıkması da ancak böyle olabilirdi.
Böyle bir eseri çevirmek de ekstra bir çaba gerektirmiş olabilir. Yazarın kelime oyunlarını, ironik anlatımlarını Türkçe'ye çevirmek hiç kolay olmasa gerek. Madem çevirmenimiz de aramızda kendisine ayrıca çok teşekkür ederim.
Eser hakkında söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar.