~~~görmediğiniz şeyin var olmadığı anlamına gelmez. Geçmişte kalmamışsa, yani affedilmemiş ve unutulmamışsa hâlâ oradadır~~~
Alman Edebiyatı'nın çağdaş, en ilginç yazarlarından sayılan, Jelinek, 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. Sıradışı karakterleri ve kendine has üslubuyla herkese pek de hitap etmeyen bı yazar, fakat ben kurguladığı karakterlerin uç kısımlarda olmasına rağmen, aslında direk hayatın içinden vurgularını severek okuyorum...
Şimdiki eylemlerin, geçmişin etkilediği düşünceler tarafından nasıl belirlendiğini gösteren "Dışarıda Kalanlar" kibirleri, dönem Almanyası'nın "Nazi" geçmişlerini, cinsel sapkınlıklarını ve yabancılara olan nefretlerini saklamak için kendilerine ördükleri duvarların dışa vurdukları tepkileri, yaşananları gösterme biçimleridir aslında...
Dışarıda Kalanlar, önceki nesillerin gölgesinden kurtulmaya çalışan genç insanların hikâyesini anlatmaktadır: Karanlıktan yararlanarak ve çocuksu görünümlerini kullanarak yoldan geçenlere saldırmak, mallarını yağmalamak ve soymak amacıyla bir çete kuracaklar ve çete içindeki aşk kovalamacası, toplumsal normlar ve sınıfsal düzeyler tüm yaşananları etkileyecektir.
~~~Dünyanın zarif bir kayıtsızlığı var, diyor Camus. İnsan dünyanın düşmanlığını geride bırakmalı, diyor Camus. Birinin umudu elinden alınırsa elinde sadece şu an kalır, insan gerçekliğin kendisi, diğer herkes figüran olur~~~
İçindeki edebi vurgularla gözümde Camus ve "Yabancı" sının izleri de ayrı bi' derinlik eklemiştir kitaba. Hans, Sophie, Anna ve Rainer'ın hikâyesinde bulduğumuz varolmayan varoluşçulugun sesidir, dünyada kendimizi konumlandıramadığımız yerin adıdır aynı zamanda. Severek okudum, herkesin tarzı olmasa da...
~~~İnsanın daha iyiye olan umudu elinden alındığında o zaman şu ânı nihayet eline geçirmiş olur. O