Geç kalınmış bir kitap incelemesi olsa da, kitabı beğendiğim için bir şeyler yazmak istiyorum.
Kitap baştan sona müminin her anının, nerede olursa olsun, ne iş yapıyor olursa olsun dili dualı olması gerektiğini gösteriyor aslında bize. Hayatımız dinimizden bağımsız değil ve sadece belirli alanlarla sınırlı da değil, yaptığımız ve yapacağımız her eylemde dinimiz bize yol gösteriyor. Burada yaptığımız en küçük en büyük işlere kadar etmemiz gereken dualar yer alıyor ve bu dualar sayesinde şunu görüyoruz ki mümin her halinde daima Allâhü Teâlâ'yı zikir halinde.
Kitabın başındaki dualarda sık sık şeytanın şerrinden Allah'a sığındığımızı belirten dualar yer alıyor. Bu kitaptan hemen önce okumuş olduğum Yedi Ayet Yedi Şahsiyet kitabında da aynı vurgu vardı.
"Insanın şeytanın şerrinden Allah'a sığınmaya ihtiyacı olmayan bir yaşam alanı ve aralığı söz konusu değildir. Çünkü şeytan her an insanın peşindedir, onu Allah'ın rızasından uzaklaştırmak için pusudadır ve insanın boşluğunu, gafletini, zayıf anını dört gözle bekler. insanın, yanı başındaki bu tehlikenin farkında olması gerekir." Yasin Pişgin.
Bu yüzden kitap boyunca yapmamız gereken dualar ve nasıl davranmamızı belirten kurallar ile hem daima zikir halinde hem de şeytanın şerrinden sığınmış oluyoruz Allah'ın izniyle.
Tek bir konuda eleştiri yapacak olursam, yayınevi duaları Arapça olarak vermiş, bunların Türkçe okunuşlarını da belirtmiş fakat hadis ve ayet dışında duaların çoğunda anlam verilmemiş, kendiniz az buçuk çevirebiliyorsunuz veya araştırarak bulabiliyorsunuz. Keşke duaların anlamı da olsaydı içinde.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.