8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Tuna Kiremitçi, Perihan Uygur polisiye serisinin devamı olan Kumarbaz romanında bu kez bizi Kuzey Kıbrıs'ın karanlık atmosferine ve İstanbul’un tekinsiz arka sokaklarına götürüyor. Eski milletvekili ve zengin iş insanı (aynı zamanda bir kumarbaz) Alp Soykan’ın Girne’de ölü bulunmasıyla başlayan hikâye, yalnızca bir cinayetin peşine düşenlerin değil; aynı zamanda güç ilişkileri, devlet içi hesaplaşmalar ve bireysel kırılmaların da izini süren bir yapboz gibi ilerliyor. Hikâyenin merkezinde yer alan Başkomiser Perihan Uygur ve Savcı Yelda Kansu, güçlü ve kararlı kadın karakterleriyle dikkat çekiyor. İstanbul Tarlabaşı’nda meydana gelen bir başka cinayet de Komiser Ayla'nın dosyasına düşüyor. Soruşturma ilerledikçe yeni cinayetler ve beklenmedik intiharlar olayları daha da içinden çıkılmaz hâle getiriyor. Ayla ve Perihan’ın yolları tuhaf ve sarsıcı bir şekilde yeniden kesişiyor… Kiremitçi, polisiye türünün alışılmış sertliğini kendi tarzına özgü yalın ve içten diliyle yumuşatmayı başarıyor. Her karakterin kendine özgü bir yarası, her diyaloğun altında saklı bir anlam var. Kurgu zekice örülmüş; karakterlerin derinliği, anlatımın sadeliğiyle birleşince ortaya temposu yüksek ama aynı zamanda duygusal derinliği olan bir polisiye çıkıyor. Başkomiser Perihan Uygur, benim için artık sevdiğim polisiye karakterler arasında. Erkek egemen bir dünyada,roman baş karakterlerinin bile erkek olduğu bir düzende; sadece olayları çözen değil, aynı zamanda bu yapıya sessiz bir başkaldırı getiren bir figür olması onu daha da özel kılıyor. Yazarın, Perihan karakterini Perran Kutman’dan esinlenerek oluşturduğunu ve ismini bile oradan aldığını daha önceki söyleşilerinde duymuş ve bu detayı çok sevmiştim. Karaktere olan sempatim de bu nedenle daha da pekişti. Özellikle Alp Soykan’ın cesedinin bulunduğu duvardaki “Vixit” kelimesi beni çok etkiledi. Eski Roma geleneğinde bir insan öldüğünde, mezar taşına “öldü” yerine “yaşadı” anlamına gelen Vixit yazılırmış. Çünkü önemli olan ölüm değil, nasıl yaşandığıdır. Kiremitçi’nin bu kelimeyi romana yerleştirmesi yalnızca bir ipucu değil, aynı zamanda hayata, geçmişe ve insanın ardında bıraktıklarına dair güçlü bir mesaj taşıyor. Cinayetin soğukluğu içinde bile tek bir kelimeyle hayatın sıcaklığı hissediliyor. Polisiye türünü sevenlere, derinlikli karakterleri ve toplumsal alt metinleriyle Kumarbaz romanını gönül rahatlığıyla tavsiye ederim...Kitap da yazar Dostoyevski'ye de göndermelerde bulunuyor.
Polisiye / Gerilim
KumarbazTuna Kiremitçi · Doğan Kitap · 2025301 okunma
·
151 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.