Dorian ,tekdüze bir yaşamı herhangi bir ideolojik görüşü olmayan genç bir delikanlıdır. Harry’le yollarının kesişmesiyle idin(egosunun) ruhu esir aldığı bir dönüşüme uğruyor ve roman, dönüştüğü kişinin hezeyanlı yaşayışını konu alıyor.
Ressam Basil ve Lord Harry , iyilik ve kötülük meleklerinin bir çeşit meraforu gibi Gray’in hayatındaki önemli şahsiyetlerdir.
Harry, hedonist görüşleri ve hitabetteki başarısıyla dönemin yemekli toplantılarında boy gösterirken Basil ise resim sanatında kısa bir süre başarı göstermiş sönük karakterli bir tiplemedir. Doriana olan hayranlığından ilham alarak onun kusursuz bir portresini çizmiş ve onun hayatının dönüm noktasına öncülük etmiştir.
Dorian, insanın özündeki iyi/kötü dengesinin iyi yöndeki ağırlığına dem vururcasına mutlu bir gelecek planı tasarlayan hülyalı genç bir aşık olarak karşımıza çıkıyor.Zaman ilerledikçe hem aşığının idealize ettiği form ile örtüşmediğini hem de Harry’in kadınlar hakkındaki söylemlerinin etkisiyle Sibly Vane’nin yaşadığı farkındalığın yüceliğine aldırmayıp aşağılayacak kadar ileri gidiyor.
Ruhunda başlayan yozlaşma portresine de sirayet ediyor . Bakışlarına ve kusursuz güzellikteki yüzüne. Ancak dünyevi sefahatların esir aldığı ruhu, portreyi gözlerden uzak kapıların arkasında saklamaktan ötesine izin vermiyor.
Ruhsal çöküşün girdabına anbean sürüklenirken portresine gelişigüzel savurduğu bıçak darbeleriyle içindeki esarete son veriyor .