Kahramanlarımız yaşlı balıkçı Santiago ve küçük dostu çocuk ancak ilk ve son birkaç sayfa dışında yalnızca yaşlı balıkçı ile nefes kesici balık avı ve takdir edilesi mücadelesi.
Yaşlı balıkçının kendine güveni ve çocuğun hafif tereddütlü yine de sağlam diyebileceğimiz inancıyla merak duygusunu körükleyen bir girişle başlıyor hikaye.
Seksen dört gün boyunca hiç balık tutamamış balıkçı Santiago , bu lanet döngüyü kırıp kendini ispatlamak için Gulf Stream’ın engin sularında ve kıyıdan epey uzakta tekrar balığa çıkıyor.Ancak
kancasına takılan devasa kılıçbalığının şaşkınlığı ile mutlulukla kurduğu hayalleri pek uzun sürmüyor . Kılıçbalığının geride bıraktığı kan kokusuna gelen köpekbalıklarının , her ısırışında kopardıkları bir parçasının karanlık sularda gözlerden kayboluşu ;kazancını yavaş yavaş kayba dönüştürse de itibarını bir hayli arttırıyor.
Benim asıl hayranlığım ise yaşlı balıkçının
motivasyonunu diri tutan telkin gücü ve yaşadığı olumsuzluklar karşısındaki psikolojik mücadelesi.
Okyanusun açıklarında , iki gün boyunca kılıçbalığı ile geçen mücadelede yaşlı balıkçının ; tüm gücünü tükettiğini sandığım anda var gücüyle tekrar misinalara asılışı ,sol elinde misinaların açtığı yaralar ve çektiği acıları ,sırtını yasladığı pruvanın rahatsız hissiyle hızlıca çevirdiğim sayfalar…
Hikayedeki tasvirlerin güçlü etkisiyle bir anda okyanusun açıklarındaki teknede buldum kemdimi .Sol elime kramp girdi,misinanın açtığı yaralarım kanadı ve karaya ayak basana kadar tedirginliğim geçmedi.
Şu an hâla derin uykumdayım okyanusta geçen iki günün yorgunluğu geçecek gibi değil çünkü