Orhan Pamuk ’un Kar kitabını okurken, kendimi bir romanın içinde değil de, bizzat Kars’ın sokaklarında yürürken buldum. Karadağ Caddesi’nde adımlarımı atıyor, Yeni Hayat Pastanesi’nde bir bardak çay içip dışarıda yağan kara bakıyordum sanki. Şehrin içine sinmiş o hüzünlü sessizliği içimde hissettim. Mekanlar o kadar gerçek, atmosfer o kadar yoğun ki; hayal değil, hatıra gibi yer etti bende.
Ka’nın gözünden dünyaya, aşka, inanca ve yalnızlığa bakmak; onunla birlikte sokağa çıkmak, bir şiir yazmak, bir çelişkinin içinde çırpınmak… Bu kitabı sıradan bir roman olmaktan çıkarıyor. Orhan Pamuk' un kelimeleri ağır ağır yağıyor; tıpkı Kars’a düşen kar gibi… Sessiz ama etkili.
Kar , bana sadece bir hikâye anlatmadı; beni içine aldı, orada gezdirdi ve sonra da kendi içime bıraktı. Kitabın son sayfasını kapattığımda içimde hâlâ ince ince yağan bir kar vardı. Bu atmosferi yaşamak, bu derinliği hissetmek isteyen herkese gönülden tavsiye ederim.
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,7bin okunma