·368 syf.····Okunma: 14 Temmuz 2025 00:00 Johann Hari’nin Kaybolan Bağlar: Depresyonun Gerçek Nedenleri ve Beklenmedik Çözümler adlı kitabı, klasik psikiyatri yaklaşımlarına karşı çıkan ve depresyonun yalnızca kimyasal bir dengesizlikten ibaret olmadığını savunuyoe. Kitap hem kişisel hem araştırmaya dayalı bir anlatımla ilerliyor ve kitabın da adı üzerinde depresyonun arkasındaki bağ kaybı temasını işliyor: anlamlı iş, anlamlı ilişkiler, doğayla bağ, değerlerle bağ, travmayla yüzleşme gibi temel alanlarda insanların yaşadığı kopukluklar kitabın temel iddiasını oluşturuyor.
Kitabı okurken şunu düşündüm, metroda karşınızda oturan insanlara bakın. Birçoğu/muz depresyon ve kaygı yaşıyor. Çok daha fazlası gereksiz bir mutsuzluk içinde, bizim yarattığımız bu dünyada kaybolmuş hissediyor. Parçalanmış ve yalıtılmış kaldığımız sürece depresyon ve kaygı içinde kalmaya da devam edeceğiz muhtemelen. Ama bir araya gelirsek içinde yaşadığımız ortamı değiştirebiliriz, buna inanıyorum.
Bu yıl okuduğum kitapların içinde en sevklerimden biri oldu. Bu ay içerisinde okuduğum bir diğer ilaçla tedavi efsanesi kitabında olduğu gibi yine depresyona aternatif bir bakış sunuyor. Depresyonun yalnızca beyindeki serotonin eksikliğinden kaynaklanmadığını, sosyal ve kültürel etkenlerin de önemli olduğunu güçlü örneklerle açıklıyor. Anlatımı gayet sade ve etkileyici. Kişisel deneyimlerini ve bilimsel çalışmaları iç içe geçirerek bizleri duygusal olarak da etkileyen bir anlatı kuruyor. Kitabın sonunda Türkiye'de tanıştığı bir kadınla güzel bir örnekte bulunmuş bu kitaba beni daha fazla yaklaştırdı. İnanılmaz empati odaklı. İnsanların neden kendilerini kötü hissettiğini yalnızca bir "kimya problemi" olarak değil, insanî bir bağ yitimi olarak görmemizi sağlıyor.
Bilimsel geçerliliği tartışmalı kısımlar elbettekş var. Çümkü yazar bir gazeteci, ya da bilim insanı değil. Dolayısıyla bazı iddiaları bilimsel camiada yeterince sağlam temellere oturmuyor olabilir. İlaç karşıtı yorumlar zaman zaman abartılı. Bazı okurlar için, özellikle ilaçla tedavi görenler açısından, bu tutum riskli veya yönlendirici bulunabilir. Genellemelere açık. Her bireyin depresyonla mücadelesi farklıdır; kitabın bazı çıkarımları herkese uymayabilir. Modern yaşamın ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için okunmaya değer. Ancak okurken eleştirel düşünmeyi elden bırakmamak önemli. Okuyunca pişman olacğaınızı hiç zannetmiyorum, keyifli okumalar dilerim...
Bu arada kitap 317 sayfa, geri kalan kısmı kaynak.