Eski evinden yeni evine taşınmayı reddeden ve alışkanlıklarıyla yaşamaya alışmış olan bir profesör, ailesinin tatile gitmesini fırsat bilerek, yaşamını, kızına yüklüce bir servet bırakmış olan eski öğrencisini düşünür ve geçmişini sorgulamaya başlar. Alışkanlıkları o kadar güçlüdür ki, eski evinde kendine yardım eden kadını kendi ailesinden bile önde tuttuğunu fark eder.
Profesör'ün kafasının oldukça karışık olduğu, eski ve ölmüş olan öğrencisinin bıraktığı servetin ailesinin işine yaramakla birlikte kendisi için bir anlam ifade etmediğini hisseder. O sadece eski evi ve alışkanlıkları ile vardır ve öyle de kalmak ister.
Profesör'ün eski öğrencisinin yaşamına fazlasıyla yer verilmesini gereksiz buldum. Bu kısmın gereksiz detaylarla verilmesi metnin bütünlüğünü bozuyor ve asıl mevzu olan Profesör'ün sorgulamalarından uzaklaştırıyor. Bunun yerine Profesör'ün varoluşsal sorgulamalarına - ki son bölümde az bir yer verilmiş - daha çok yer verilmesi
Okunmasa da olur diyebileceğim bir kitaptı. Edinecek olan varsa da tavsiye etmediğimi söyleyebilirim.