“Kendine İyi Bak”, modern hayatın hızında savrulmuş ruhlara yazılmış bir mektup gibidir.
Kemal Sayar, bir psikiyatristin bilgeliğiyle değil; bir insanın içtenliğiyle seslenir okuyucuya. Çünkü bu kitap, reçete yazmaz… Kalbin yorgunluklarını fark ettirir. Yalnızlaşan şehirlerde, unutulmuş duygularda, görünmeyen acılarda; hepimizin içinden geçen ama adını koyamadığı haller vardır ya… İşte bu kitap onları şefkatle görünür kılar. Çünkü bazen en çok ihtiyacımız olan şey, biri çıkıp sadece şunu demesidir:
“Kendine iyi bak.”
Gerçekten. İçten. Hesapsızca.
Kemal Sayar satırlarında umut vaat etmez; umudu hatırlatır.
Sabretmenin, beklemenin, yavaşlamanın, susmanın ve duymanın ne kadar kıymetli olduğunu; gürültünün içinde kaybolmuş kalplere yeniden fısıldar. Bu fısıltılar kimi zaman annemizin sesi gibi, kimi zaman içimizde unuttuğumuz çocuk gibi gelir.
Kitap boyunca insan, kendine bir yol arkadaşı bulur:
Kendi içine bakmayı, sevdiklerine dokunmayı, bir cümlede durmayı öğrenir. Çünkü Sayar der ki:
“Hayat hızla geçiyor. Ama sen geçme, kal. Kal ki fark edebilesin: Kendinle olan mesafeni, bir dostun gülüşünü, gökyüzündeki bir rengi…”
M. Kemal Sayar “Kendine İyi Bak”, yalnızca bir kitap değil; içimizde kanayan yerlerin üstüne konan narin bir mendildir.
Okudukça susar insan.
Susar ve düşünür:
Acaba ben kendime ne zaman son kez iyi davrandım?
Kendine İyi BakM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20151,567 okunma