Bu kitabı elimden bırakmak istemedim ama bazı yerlerde de devam etmek zor geldi... Çünkü Kayıp, sadece birinin kayboluşunu değil, insanın kendi içindeki boşlukları da hatırlatıyor. Okurken o duygusal ağırlık kalbime çöktü, bazı sayfalarda gözlerim doldu (ben de ne okusam ağlıyorum hdhdhhdsg), bazı cümlelerde uzun uzun durup düşündüm. Zaten o cümlelerin hepsini de burada paylaştım.
Kitaptaki karakterler öyle gerçekti ki, yaşadıkları acıyı, karmaşayı içimde hissettim. Sanki bazen ben de o karakterlerden biriydim. Özellikle bazı detaylar… o sessiz çığlıklar, o kişiler ve kişilikler arası çatışmalar, göz göre göre gelen yalnızlıklar… Her şey çok dokundu bana.
Zeynep Sey’in dili çok akıcı ama bir o kadar da dokunaklıydı. Kitabın bitmesine üzülmedim desem yalan olur. İçimde bir yerlere dokundu, hatta bir süre orada kalacak gibi. Kayıp, sadece bir kişilik arayışı değil, bir his, bir boşluk, belki de hepimizin içindeki sessiz çukurdu. Ve o çukurun içine baktım bu kitapla.
Siz de okurken kendinizde barışacak ve kendinizi her halinizde bütün yanlarınızla seveceksiniz emin olun. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar.
KayıpZeynep Sey