#Kör Baykuş#
[ Sadık Hidayet ]
-Çağdaş iran edebiyatının bilinen en önemli yazarlarından biri(kimine göre en iyisi) Yeni tanıştığım yazarlardan biri ve en önemli eseri Kör baykuş. Fransa da eğitimini tamamlamış ve Fransız edebiyatı başta olmakla birlikte,birçok yazardan (Maupassant,Rilke,Çehov, Kafka vs.) etkilenmiş.
-Doğunun Kafka'sı olarak anılmakla birlikte, özellikle kitabı okuduktan sonra bunun bende yarattığı etki tam da karşılığı bu cümleler ile aldı diyebilirim. Hatta, Kafka dan bağımsız olarak ikili yol ayrımında zirveye çıkan kestirme yolu seçmiş ve ondan önce tepe noktasına çıkmış diyebilirim.
-Her ne kadar biyografisi, dostu Bozorg Alevi tarafından Kitabın sonunda yer alsa da naçizane kendim de bir şeyler karalamak ihtiyacı hissettim.
Sözün özü: Doğu-Batı kültürleri arasında sıkışıp kalmış birtakım ezberleri, sorguladıkça çıkmazlığa,çelişkilere ve açmazlara düşmüş. Aşırı melankolik ve hassas duruşu nedeniyle, çözümü intiharda bulmuş,talihsiz bir kimliktir Sadık Hidayet.
-Her türlü gerekircilğin karşıtı olarak, Olanakların bütünü olmayı hedef belirleyen Varoluşçuluk akımı Sartre'den Kafka'ya A.Camus'dan Heidegger'e kadar "dünya da her zaman var olma" ilkesini takip etmiştir. Hidayet tam da bu ilkenin son bayrak taşıyıcılarından biri olmak isterken, Bağnaz iran toplumunun içinde bulunduğu ortamın ve ruhban sınıfının toplumda yarattığı sancının acısını çekenlerden biri oldu.
-2.Dünya savaşının patlak vermesi sonrasında iran da yaşanan politik olaylar ve siyasi hareketin toplum üzerinde olumlu etkisi olacağı inancı oluşturmuştur. Savaş sonrası olaylar umduğu gibi olmayınca da bu iyimserliğini kaybedip tekrar Fransa'ya dönmesiyle bu döngü başlar. İç dünyasıyla en yoğun çatışmalar bu döneme denk gelir.
-Zaman içerisinde gördüğü yozlaşma, adaletsizlik onu geri dönüşü olmayan bir depresyona sürüklemiştir. Kör baykuş yaşam şartları göz önüne alındığında tam da kargaşa ve kaosun bağnaz iran toplumunda, yaşanan trajik olayların sonucunda ortaya çıkmıştır.
Kitap; Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar cümlesiyle başlar. Anlatıcı bu yaraların çoğunu kendinde var olduğunun bilincinde bir kişilik. Çünkü İran, Hindistan ve Avrupa da yaşadığı dönemler de ötekilik ve aidiyetsizlik onun değişmez kaderi olmuştur.
-Klasik anlatıların aksine çok daha farklı olmasıyla dikkat çekiyor.Sadece konu olarak değil, hayal ve gerçek iç içedir ve sadece zaman değil,mekan ve kişilerde soyut birer öğedir.(zaman ve mekandan bağımsız olarak)
-Anlatı da tüm erkekler(İhtiyar kambur,Baba,Amca, Arabacı,Mezarcı) tek bir erkeği ve tüm kadınlar(genç kız, kahpe, hala) tek bir kadını temsil ediyor. Kitabın tüm kahramanları aslında aynı kişinin farklı varyasyonları buna bir nevi alt benlikler de diyebiliriz.Bu döngü kitabın başından sonuna kadar hep devam eder. Yazar fazlasıyla tekrara düşmüş gibi görünse de sürrealist yazarların sık sık kullandığı yöntemlerden biridir bu. Anlatımı daha da kuvvetlendirmek için yapılan bir yöntem(farklı eleştirilere her zaman açık bir konu).
-İhtiyar adam ile kadının betimlemeleri çok fazla dikkat çeken konuların başında ve bir de ölüm. Kahramanın çocukluğunda, yaşadığı olaylar bilinçaltına itilmiştir. Bunlar yer yer ortaya çıkarak kahramanı rahatsız etmeye devam eder. Babasının ölümünde duyulan çığlık ile ihtiyar adamın çıkardığı sesi benzetmesi gibi.
-Sırf annesine benzettiği için dadısının kızıyla evlenmesi de aslında tam bir (oedipus kompleksi) durumunu hatırlatıyor. Burda Freud'dan etkilendiği su götürmez bir gerçek.
-Yazar çengelle asılı kıpkırmızı etlerden nefret eder. Kitapta farklı zaman-mekan-kişi boyutunda bu tekrarlanır. Ancak çok çelişik ve trajik bir biçimde aynı kasaplığı, işlediği cinayette sergiler. Yani kasaptan nefret eder ama bir süre sonra nefret ettiği kişiye dönüşür.
-Yazar kah ıssız ve çorak topraklar da bir başına dolanıp yorgun kalıyor, kah kanatlanıp gökyüzü semalarının toz konmaz vitrinlerinde boy gösteriyor. Kitapta:Gölge, Göz, Kalemdan,Gündüzsefası çiçeği, Servi ağacı gibi birçok metafor mevcut.
-Göz metaforu: hem İran hem Hindistan hem de Uzakdoğu ve ayrıca tasavvuf felsefesin de gördüğümüz bir kıssa vardır. Göz görülebilecek her şeyi görür ancak hiçbir zaman kendini göremez. Gözün kendini görebilme ebedi ve ezeli imkansızlığı insanin evren içindeki durumuna da işaret eder.(Felsefi acıdan her şeyi gören göz bir bakıma evrensel mutlak varlıktır, yani Allah'tır.)
-Gölge metaforu:herkes uykudayken geceleri ortaya çıkan duyulmayanı duyan, görülmeyeni gören insanlardan uzak yerlerde yaşayan bir baykuşa benzetiliyor.
"ve şimdi yazmaya karar vermişsem bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğimdir.Duvara doğru eğilmiş, yazdıklarımı oburca yutmak, yok etmek isteyen gölgeme."
-Aşırı melankolik ve duyarlı olan yazar varoluş sancısını dindirecek tek şeyin ölüm olduğu kanaatine varıyor. Ölümde anlam sonlanır olsa da ölüm de anlam bulur yazar.
"Yalnız ölüm yalan söylemez"
-İşlediği cinayetin hemen sonrasında canını geri veremediği genç kızın resmini yapar ölümün resmidir bu. Bir ölü varlık, bir natürmort, bir hiçlik sınavının sınıfta kalmış hali adeta.
"Ölümün şarkısı testere inleyişlerindeki titreme gibi, tenin etlerinde rahneler açıyor, feryatlar koparıyor,ansızın susuyordu."
-Ölümün soluk aldığı, baykuş'un gölgesinin sayfalarda dolaştığı, Afyon dumanıyla isli lamba ışığının düşle gerçeğin birbirine karıştığı zamansız,mekansız,döngüsel ve ürpertici aynı zamanda bu tasavvurlarin aynı döngüde sonsuz var olduğu bir eserdir.
-Her zaman ki gibi ilk defa okuyacağim yazarlarin hayatını birçok farkli kaynaktan araştırıp okuma gereğini duydum.Yazarın bu kitabıyla başlamak ve kitabın hissiyatını bu kadar derinden sezmek beni etkiledi. Sebep-sonuç arasında bir nedensellik yok bu olaylari masallardaki mantık birbirine bağlıyor. Kitabı okurken zorlanan arkadaşlara önce yazarın hayat hikayesini okumakta yarar oldugunu düşünüyorum. Olaylar fazla soyut kişi,karakterler ve olaylar bir uzay boşluğunda ve rüya aleminde dönüp duruyor gibi. Betimlemeler kitabı sıkıcı hale getiriyor olabilir ama kitabın can alıcı noktası da bu..
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma