Gönderi

Puan vermedi·520 syf.··
2025 2. kitabı
·
180 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 22:27
Cahil,fakir bir denizciden ibaret olan Martin, burjuva sınıfından Ruth’la karşılaşıp ona aşık olunca kendi dünyasından silinmek ve Ruth’un sınıfına geçmek ister. Ruth’a yaklaşmak için başta diş fırçalama gibi basit eylemler gerçekleştirirken her gün kendini daha da geliştirip en sonunda günde sadece 4 saat uyuyarak diğer vakitleri okumayla geçirirdi. Bu kitap aşkın bir insana tesirinin ne kadar fazla olabileceğini ve amacı ne olursa olsun eğer insan kendine güvenirse başarıyı yakalayabileceğini gösteriyor. Karakterleri aşk teması üzerinden 2025 yılında yaşayan biri olarak yorumlamak istiyorum: Martin’in Ruth’a aşık olduktan sonra kendisini onun dünyasına yakıştırmak istemesi çok doğal. Ama Ruth için göze aldığı şeyler ve yaptıkları ise çok büyük. Martin tüm bunları yaparken Ruth’un ona hiç inanmaması ve yaptıklarının boş olduğunu her zaman hissettirmesi Martin için Ruth’un yanlış kişi olduğu fikri her zaman sabit kaldı. Okuyucu olarak ben de hiçbir zaman inanmadım Martin’in başarılı olacağına. Ama insan sevdiğine inanmalı… Ruth’un Martin’e aşık olduğuna da inanmadım hiç, değer verdiğine de. Dedim ya 2025 insanı olarak yorumlayacağım diye. Bence Ruth burjuva sınıfında kabul görememiş ve çevresinde erkek olmayan bir kadın olduğu için Martini görür görmez hormonları tavan yaptı ve Martini sadece arzuladı. Martinin vücudunu da arzuladı Martini değiştirmeyi de… ve elde olan sadece bu arzu Martini olduğu gibi kabullenmesine engel oldu. Gelelim Martin’e: sadece Ruth’un kalbini kazanmak için çok para kazanma hayali olduğunu söylemişti buna da tamamıyla inanmamıştım. Çünkü Martin kalbini Ruth’a açıp Ruth tarafından onaylanınca herhangi bir duygu yükselmesi hissedemedim. Ruth’u sık sık görmeye gitmemesi bile beni çok şaşırttı. Uğruna kendini değiştirdiğin kadın seni onaylamış bi şeyler hissettir be adam. Evet onun için kitap yazıyordu ama bu çok uzun vadeli plandı. Öyle de oldu. Martin’in göze aldığı şey beni bile korkuttu: aylardır görmediğin kadının aşkının nasıl olur da aynı kalacağını düşünürsün. Ruth’un da her görüşmedeki tek iletişimi Martin’e işe girmesini söylemesi oluyordu. Yani karakterlerin arasındaki diyalogları hiç beğenmedim, daha tutkulu olmasını isterdim. Belki de yazar romanın aşk romanı olmasını istemediği için diyalogları kısa tutmuştur. Martin’in tek istediği şeyin, olduğu gibi kabullenilmesi çok net bir mesajdı. Kitabın sonlarına doğru Martin’in hayallerine ulaştığını görmek çok mutlu etti ama karakterin bundan mutlu olmaması ve her şey için geç olması üzdü. Martin’in aklındaki tek şey tüm eserlerini ünlü olmadan bitirdiği ve düşüncelerinin o kabul görmediği zamandakiyle aynı olmasıydı. Ünlü olduktan sonra insanların iki yüzlülüğünü hiç sindiremedi ve bu hak ettiği mutluluğu yaşamasına engel oldu. Martin’in tırnaklarıyla kazıdığı bu hayatı doyasıya yaşamasını isterdim. Zira o uykusuz kaldığı geceler bunu hak ediyordu…
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018134,8bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.