Salınmak kitabının ana eklemi hayattaki tüm yaşamsal formların bir salıncakta sallanır gibi olduğunu anlatmıştır. Kullanıdığı kavralar ve anlatı geneş bir okuyucu kitlesine hitap etmekte ve gözlem,analiz yeteneği olan herkesin söylemi olacağı şeyleri hep psikoloji hem de sosyoloji kavramlarıyla harmanlayarak anlatıda bulunmuştur. Bu bağlamda kitap vermek istediği hayatın neliği ve nasıllığı üzerinden etken ve edilgen formlarımızın bir salıncakta sallanan çokcuk gibi nerde, nasıl ve ne zaman durduğumu gibi soruları çocukluk-gençli-ergenlik-yaşlılık hayat döngüleriyle birlikte duygusal tematiğimizi de zerk ederek yazınsal bir eser haline getirmiştir. Buradan hareketle eser hem birey hem de toplum bazında bir öngörü donesini ya da birikimini sade bir dilsel harmoniyle var etmiştir. Böylelik hem okuyucu hem de anlatıcı arasındaki bağ sade bir iplikle bağlanmıştır.
Sonuç olarak; kitap fazla yormadan hayat ve duygusal edimleri salıncakta sallanan bir birey eylemsel, durağan durumları üzerinden anlatım sağlayarak; bir nevi okuyucu ile çocukluğundaki bu olguyu daha ilk evremizde aslında bizimle birlikte olduğunu vaaz etmiştir.