Denizin Çağırışı benim yazarla tanışma kitabım oldu ve gerçekten beklentimin üstünde bir kitapla karşılaştım. Türk edebiyatında "yabancılaşma" konusunun işlendiği ilk kitap. Ve ilke göre gerçekten çok başarılıydı diyebilirim.
Ücra bir kasabada 5 yıl öğretmenlik görevi yapan bir adamın, ruhsal sıkıntılarını kasaba doktoruna anlatmasıyla başlıyor her şey. Doktorun, buradan gidin seyahat edin hayatınızı yaşayın demesi üzerine adam bir tren yolculuğuna çıkıyor. Durak yeri İzmir'de bir otele yerleşirken, belki kendini bulmayı hedefleyen bu adam daha çok kendinden kaçıyor. Olduğu gibi değil kendini çok farklı göstererek insanlardan saygı bekliyor. Mış gibi yaparak bu ruhsal sıkıntısından kurtulmak istiyor. Kendinden kaçmak, kendisini adeta gölge gibi takip eden ruhsal sıkıntılarından kurtulmak için belki de tek yolunun sarışın bir kadın olduğunu düşünüyor. Kendini kendinden kurtaramayınca onu bekleyen şeyin bir deniz olduğunu biliyor..
Bu kitabı gerçekten çok severek okuduğumu söyleyebilirim. Ruhsal sıkıntılar, içsel buhranlar, o kitabın tümüne yayılan pesimist hava, o karamsarlık yer yer okurken beni zorlasa da sevdim. Ve bu tarz kitapları, özellikle varoluşçuluğu işleyen kitapları sevenler daha çok sever. Herkesin de bu kitaptan bir parça bulacağını düşünüyorum. Çünkü kendimizi sorguladığımız, buhranlarımızla baş edemediğimiz, psikolojimizin asla düzelmediği zamanlar olmuştur. O yüzden bu kitap herkeste tanıdık bir his oluşturur, eminim.
Kemal Bilbaşar 'ın yabancılaşmayı işlediği bu kitabı, kısa olmasına rağmen ortalarında biraz sıkabilir. Ama sonunun çok hareketli olduğunu ve duyguların çok yoğun bir şekilde işlendiğini söyleyebilirim. Tavsiye ediyorum kesinlikle bir şans verin isterim. Meraklılarına keyifli okumalar şimdiden.