Roman üçlemesinin (Erotik Poetika, Orhan Pamuk'a Satmak İstediğim Roman ve Diorama) tek bir kitapta birleştiği eserin yazarı Tugay Kaban, üçlemesini şu cümlelerle tanımlıyor; "Türk edebiyatının kurtuluşu bu romanın izinde" ve "Türk romanını mühürleyen bir roman yazdım." Serinin her kitabını tek başına irdelediğinizde dâhi anlamak da özümsemek de katmanlarından ötürü uzun zamana yayılıyor kaldı ki bunu bir de üçlü çarpın, ortaya yoğun ve düşünmeye sevk eden bir roman çıkıyor. Erotik Poetika; yazarla karakter arasındaki bağı güçlendiren şekilde aynı soyisme sahip karakterler olan Kabanlardan T. ve İsmail P. 'nin hayat kavramını, insanın hayat içinde karşılaştığı durumlar ve hallere yönelik bir bölüm. Orhan Pamuk'a Satmak İstediğim Roman; okuyucu olarak bir hayalle istek arasındaki düşüncenin oluşumu diye düşünüyorum. Nihayetinde severek okuduğumuz birçok yazar olsa da yalnızca bir yazara yönelik düşünce ve hayallerimiz muhakkak olmuştur. Bu bir talep, rica ya da tanışma gibi birçok nedene bağlanabilir. Diorama ise; üçlemenin son taşı ve okurun içine bir kaya gibi oturan, sindirmesi en zor olan kısmı. Gerçek ile hayal bir pamuk ipliğine bağlanırken bir kaza ile başlayan düşünce selinde yaşamı, ölümü ve düzeni irdeleyen ve eleştiren bir olgu var. Hayatın her evresinden geçiyor okur, yaşamın coşkusu ve tutkusundan, mutlak sona yani ölüme doğru bir yolculuğa çıkıyor. Ama bu yolculuk kavisli ve virajlı. Yazarın düşünce yapısını, karakterlerin yaşamı üzerinden işleyişi ve irdeleyişi çok farklı bir pencereden, farklı bir perspektiften bakarak aktarılıyor. Haliyle de de metni okumak sakin bir zaman ve sağlam bir direnç istiyor. Farklı, derinlikli ve yoğun bir okuma yapmak isteyenler için ideal bir üçleme.