Yabancılaşmanın İçinden Geçerek
8/10
·248 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 10:49
Bazı kitaplar sadece bir hayat hikâyesi anlatmaz, o hayatın ağırlığını da hissettirir. Édouard Louis’nin Değişmek adlı kitabı da onlardan biri. Yazarın kendi yaşamını inanılmaz derecede dürüst ve çoğu yerde acımasız bir açıklıkla masaya yatırması, kitabı sadece bir otobiyografi değil, aynı zamanda sınıf atlama, kimlik, aidiyet ve yabancılaşma üzerine güçlü bir anlatıya dönüştürüyor. Sanırım tam da bu sebeple bu kitabı bir solukta okudum diyemem, çünkü bazı yerlerinde durup düşündüm, içim sıkıldı, bazen de “hayır, bu kadarı fazla” dedim. Otobiyografik bir eser olduğu için, okurken yazarla neredeyse birebir bir yüzleşmeye giriyor insan. Belki de bu yüzden bu kadar etkileyici ama aynı zamanda rahatsız edici bir deneyimdi. Kitap boyunca anlatıcının – yani Louis'nin kendisinin – kimi tutumları okuyucuda zaman zaman itici bir izlenim yaratabiliyor. Özellikle, neredeyse hiçbir şeyi gözü görmeyen, her şeyi bir kenara iten hırsı, bazı bölümlerde karakterle bağ kurmayı zorlaştırıyor. Kendi adıma, bu hırsın ardındaki sosyoekonomik koşulları ve aile ilişkilerini anlayabiliyor, hatta çoğu Türk okurunun da bu yönleriyle empati kurabileceğini düşünüyorum. Louis’nin yaşadıklarına, özellikle ailesiyle ilişkilerine ve büyüdüğü ortamın zorluklarına kayıtsız kalmak mümkün değil. Ama yine de, karakterin her şeyi maddiyata ve başarıya indirgemesi, onu takip ederken içimde yer yer bir rahatsızlık uyandırdı. Yine de baştan sona aynı istikamette ilerlemesi, istediği hayata ulaşması ve sonrasında bazı şeylerin farkına varmaya başlaması sevindirdi beni. Çünkü belli ki kolay olmamış. Belki o acıları yaşamadan, o emeği vermeden bu değişimin kıymeti anlaşılmazdı. Ama tek mesele bu da değil: karakterin çevresinden gelen eleştirileri çoğunlukla küçümsemesi, kimsenin onu anlayamayacağına inanması ve buna karşın sık sık yardım istemesi – hatta yer yer kendini bilerek acındırması – okurda anlatıcının yoluna tam anlamıyla saygı duymayı güçleştiriyor. Bu çelişkili tutum, onun samimi bir portresini çizdiği kadar, okuyucuyla arasına bir mesafe de koyuyor. Tüm bunlara rağmen, Değişmek son derece gerçek, cesur ve samimi bir kitap. Bir insanın kendiyle yüzleşmesi, zayıflıklarını, arzularını, çelişkilerini bu denli açıkça ortaya koyması; hayatına bu kadar filtresiz bakabilmesi az bulunur bir şey. Kendini bir kahraman gibi değil, tüm çelişkileriyle bir insan olarak sunuyor Édouard Louis. Kendi hayatını bir kurgu malzemesi değil, adeta bir toplumsal analiz nesnesi gibi ortaya atıyor ve okuru bu sert gerçekle yüzleşmeye davet ediyor. Belki de bu yüzden kitap yer yer zorlayıcı ama kesinlikle etkileyici.
DeğişmekÉdouard Louis · Can Yayınları · 2025359 okunma
·
121 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.