·448 syf.····Okunma: 18 Temmuz 2025 15:01 Hello
Hayatıma şahane bir giriş yapan King Of Sin serisi beni şaşırtmaya devam ediyor.
Dante ile seriye bomba bir giriş yaparken ikinci kitap Kai ile bir miktar üzülmüştüm. Sonra karşıma üçüncü kitapla Dominic çıkınca neye uğradığımı şaşırmış epeyce bir süre kendime gelememiştim. Ve işte yine yeniden sevdiğim beylerin sıralamasını altüst eden o kişi bizlerle! Xavier Castillo !
Xavier'in karakteri kitabın adıyla öyle güzel uyuşuyor ki. Kendisi tam bir Keyif Kralı. Bütün yük Halkla ilişkiler uzmanı kızımız Sloane'nın omuzlarında. Eh kendisi çokça yetenekli olduğundan Xavier'in skandallarını yönetmek onun için çocuk oyuncağı.
Sanırım bir tek kendisiyle olan skandalı yönetemedi ama o kadar kusur herkes de olur.
Xavier, babasının ölümünün ardından zorlu bir miras kagvasına girişir. Şartlar zorlu ama bu Xavier'i yıldırmıyor. Sloane'a olan düşkünlüğü daha önemli ve önceliğimiz onu gördüğündeki hissettiği duyguları test etmek. Bunun içinde Sloane'a kısa süreliğine bir ilişki içerisine girmeyi teklif eder.
Bu konuda bir sıkıntım yok, okuması eğlenceli bol laf sokmalı per perişan etmeli keyifli anlardı. Sevmediğim (beni kınamadan önce kendisini üç beş sayfa okuyun dostlarım) Sloane'du. Kendisine sıfır güveni olmayan, korkak, ne istediğini bilmeyen buzlar kraliçesinden başka birşey değildi.
Ah bebeğim sevmiş benim diyecek sözüm yok lâkin yinede herşeyin başı iş olamaz! (Dedi bilir kişi)
Kitabın sevdiğim yanı ise önceki kitaplar + önceki serilerin kahramanlarını da bu kitapta yeniden okumuş olmaktı.
Ve sırada bizi merakta bırakan Vuk Markovic var. Uff durduk yere kendisine daha okumadan aşık olduk. Gazamız mübarek ola..
Arada nazar boncuğu olsada seviyorum bu seriyi.. İnanıyorum sizde seversiniz,
O sebeple düşünmeden alın OKUYUN ve OKUTUN
KitapRüyasından Sevgilerle