“Sevmek, bir başkasının mutluluğunu kendi mutluluğunun önüne koymaktır.”
Sevmek, insanın en bencil duygularını bile terbiye eden yüce bir hâl, ruhun kendi arzularından sıyrılıp bir başkasının huzurunda sükûna ermesi..
Anna, kendi toplumunu, ailesini ve itibarını karşılıksızca feda ederken, sevdiği adamın varlığında bulduğu huzuru her şeyin önüne koyarak, aşkın ne denli yıkıcı olsa da fedakârlıkla yoğrulmuş bir teslimiyet olduğunu gösterdi. Yaptığı şey ne kadar doğruydu, o kısım tartışılır.