·496 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Temmuz 2025 22:06 Deli İbram Divanı ile tanıyıp sevdiğim çağdaş yazarlarımızdan Ahmet Büke ile bu kez de son romanı Kırmızı Buğday’da buluştuk. Ne iyi oldu, çok sevdim.
Başta toprağın hikâyesini anlatacak gibi başlıyor roman; sanki Ege köylerinin ve o topraklarda yaşayan insanların anlatısı… Derken cepheler giriyor devreye, yazar bizi Birinci Dünya Savaşı’na götürüyor. Hikâye birçok karakterin ağzından anlatılıyor; biz de zamanın içinde ileri geri sıçrayarak bir ağanın yaşantısına, cephedeki Yüzbaşı Cemil’in mücadelesine ya da Arap Ali’nin öyküsüne konuk oluyoruz.
İlk başta bağımsız öyküler okuyacağımı sanmıştım. Ancak sayfalar ilerledikçe bu anlatıların bir bütünün parçaları olduğunu fark ettim. Çok sesli, çok katmanlı, bol karakterli bir roman bu.
Kırmızı Buğday, sadece toprağın değil; hafızanın da romanı. Ama bu hikâyeyi bu kadar sevmemin en büyük nedeni, yazarın hiçbir şeyi abartmadan, bağırmadan, yavaş yavaş içe işleyen bir anlatımla sunması.
Ahmet Büke, Türk edebiyatının sessiz devlerinden biri. İyi ki yazıyor.