Cengiz Aytmatov’un okuduğum 4.kitabı olan Beyaz Gemi beni hem insanın iç dünyasına hem de toplumsal yozlaşmaya dair çok derinden sarstı. İsmini bilmediğimiz o küçük çocuk, Şeker Portakalı’ndaki Zezé’den, hatta Çizgili Pijamalı Çocuk’tan bile daha çok etkiledi beni. Onun gözünden anlatılan bu hikâye, insanın hayalleriyle var olduğunu; yaşamanın ve nefes almanın ancak sahip olduğumuz değerlerle anlam kazandığını hatırlatıyor. Ne yazık ki bazen bir insanın ölümüyle birlikte tüm değerler de ölür.
Ama yine de —ah, o ulaşılamayan beyaz gemi!— insanı yaşatan, o hayale sahip olabilmesidir. Bu yüzden çocuğun ölümü Orozkul gibi değerlerini yitirmiş insanların galibiyeti değildir. Çünkü kötülük-iyilik savaşında insanın en büyük silahı, vazgeçmediği hayalleridir. Her şeye rağmen umut edebilmek, içimizdeki beyaz gemiyi yitirmemek dileğiyle…
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma