Efendi, okuduğum sıradan bir kitap değil. Adeta zihnimde bir kapı açtı. Belgelerle örülmüş her sayfa beni durup düşünmeye, yeniden okumaya ve sorgulamaya itti. Özellikle Osmanlı’nın son dönemine, İzmir’in siyasal kimliğine dair bilmediğim detaylarla karşılaşmak, ezberlerimi zorladı.
Soner Yalçın’ın üslubu tam bir gazeteci refleksi taşıyor. Ucu açık bırakılan cümleler, yönlendirme yapmaktan kaçınan bir anlatım… Ama o belgeyi koyuyor, sonra da “gerisi sende” diyor sanki. Bu tarzını daha önce Hiram Abbas üzerine yaptığım okumalarda da hissetmiştim ve burada da yine aynı iz bıraktı.
Kitap boyunca tek bir duygu hâkimdi bende: Öğrenmem gereken daha çok şey var. Her belge, her isim, her dönem beni yeni bir araştırma isteğine sürükledi.
Efendi’yi, Türkiye’nin bugün geldiği siyasal yapının geçmişini ve perde arkasını merak eden herkese öneririm. Fakat tarafsız bir zihinle okunmalı; aksi hâlde kitabın gösterdiği derinlik kolayca gözden kaçabilir.
Bu kitap bitti ama benim için bir başlangıç oldu. Şimdi önümde uzanan yeni sorular, yeni okuma listeleri ve daha da derinleşen bir merak var.
Efendi: Beyaz Türklerin Büyük SırrıSoner Yalçın1000Kitap