-Nasıl hissediyorsun?
-Ruhum ölmüş gibi.
On yedi yaşındaki Norah her şeyden korkmanın mantıksız olduğunu biliyordu ama zihni, dışarıdaki dünyanın çok tehlikeli olduğu konusunda ısrarcıydı. O da tek güvenli limanı olan evinde kalıyor, başkalarının yaşamlarını pencereden ve sosyal medya hesaplarından izliyordu.Ömrünü dört duvar arasında geçireceğini artık kabullenmişken yan eve kendi yaşlarında bir çocuk taşınmıştı: Norah’ya baktığında sorunları yerine komik, zeki ve cesur bir kız gören Luke.
Kitabın Öne Çıkan Yönleri:
Agorafobinin ne denli sarsıcı ve etkili olduğu..
Güçlü bir anne ve kız ilişkisi
Yorumum:
Şahsen çok büyük bir beklenti içinde başlamamıştım kitaba. Ama bir süredir dikkatimi çekiyordu. Amazonda indirime girince kaçırmadım tabi(ve hâlâ indirimde bu arada kaçırmayın derim) çok abartır mıyım? hayır ama okunmalı mı? Evet. Çünkü bazen elimizdeki imkanların değerini gerçekten bilmiyoruz. Özellikle biriyle konuşabilmenin, dışarıda özgürce hava alıp yürüyebilmenin. Norah'ın yerine kendimi sıklıkla koyup ben ne yapardım, nasıl davranırdım diye düşünmeden edemedim. Sanırım ben çok dayanamazdım.. Gerçekten güçlü bir karakterdi. Eksik Yönleri var mı? Elbette. Daha uzun olmasını isterdim. En azından bir 50sayfa daha olmalıydı. Ama bunun artık imkanı yok. Çünkü yazarımız da genç yaşında kanserden dolayı hayatını kaybetmiş... Kalemi akıcı ve doyurucuydu. Keşke daha fazla yazabilseydi. Neyse çok uzattım. Biraz dramatik biraz da umut dolu bir gençlik hikayesi okumak isteyenlere tavsiyemdir:)
Puanım:
8/10