Psikolojik rahatsızlıklarla ilgili romanlar hep ilgimi çekmiştir.Bu kitabı da konusundan dolayı listeme eklemiştim.Yorum da bulamadığım için herhangi bir öngörüm yoktu.Pişman mıyım? Değilim ama beni tatmin etmeyen kısımlar olduğunu belirtip,yorumuma başlıyım.
Hikaye ciddi bir agorafobisi olan Norah ile ilgili.17 yaşında ve ileri derecede bu fobiden muzdarip,Sadece bu fobi olsa gene iyi.Herşeyden korkuyor,evde yanlız kalmaktan,insanlara dokunmaktan,insanların ona dokunmasından,mikroplardan,böceklerden,aklınıza gelebilecek herşeyden.Aynı zaman da kendine zarar vermekten de hoşlanıyor.Öyle ağır bir vakaydı ki , hastahaneye yatırılmalık.Yan evdeki komşusu Luke ile tanıştıktan sonra ,ondan hoşlanmaya başlıyor ve bu süreçteki duygusal ve psikolojik durumunu okuyoruz.
Hoşlanmadığım kısımlara gelirsek, yazar Norah’ın psikolojik deliliklerini güzel anlatmış ama bu duruma gelene kadar olan süreci çok eksikti.Çünkü doğuştan böyle olmadığını biliyorız.Altının daha güzel doldurulmasını isterdim.Aynı şey iyileşme aşaması için de geçerli.Çok oldu bittiye getirilmişti.O da beni üzdü açıkçası.
Ayrıca olayları Luke’un bakış açısıyla da okumalıydık.Okumayınca çok fazla şey eksik kaldı,evet kızı sevdi, aşık oldu ama birşey hissedemedim.Kızın Luke’ a davranışlarını da sevmedim.Çocuk senin durumunu öğrendikten sonra bile çok güzel karşıladı,mükemmel davrandı ama Norah bunun karşılığını veremedi bence.
Böyle bir konuya çok daha dolu dolu,duygusal bir aşk beklerdim.Yazar elindeki malzemeyi kullanamamış.Dili güzeldi ama dediğim gibi eksikti.Araştırma yapmak istediğim zaman kanserden vefat ettiğini öğrendim ve çok üzüldüm.Öldüğünde benim yaşımdaymış, çok çok acı:(
Değişik konulardan hoşlanıyorsanız,psikolojik travmalı kişilikler ilginizi çekiyorsa tavsiye edebilirim.Farklı bir alternatif