Bir kitabı daha bitirmenin sevinciyle...
Önce yazar hakkında kısacık bilgi: Jack London: asıl adı John Griffith London, Amerikalı gazeteci ve roman yazarıdır. Kendisi için sosyalist devrimci yazarlardan diyebiliriz. Hayatının ilk zamanlarında gayet mutlu ve dünyaya olumlu bakan, çalışkan bir insandı. Daha sonraları alt tabakadan halkı tanıdı ve ferdiyetçiliği terk ederek sosyalist olmaya karar verdi.
Şimdi sırada kitabımız...
Demir Ökçe: Kapitalist sistemi eleştirdiği, zenginleri ve dünya gücünü elinde tutanlara verdiği isimdir Demir Ökçe. Kapitalist sistemi elinde tutanlar gariban işçi halkı demir ökçeyle ezmektedir. Kitabın ilk başında hikayeyi bir kadın karakter ile anlatmaya başlıyor. Kapitalist sistemde ferdiyetçiliğinden çıkamamış ve içinde bulunduğu zenginliğiyle mutlu olan Avis Everhard, babasının akşam yemeğine misafir olarak davet ettiği devrimci Ernest ile tanışır. İlk başta Ernest'ten hoşlanmaz fakat Ernest'in dobra tutumu, tartıştığı herkesi gerekli cevabı vererek susturmadı bir zaman sonra hoşuna gider ve aşık olur. Kendisi ise Ernest'in tanıştırdığı, çalışırken kolunu makineye kaptıran bir işçinin mahkeme sonucuyla uğraşırken işçiye yapılan haksızlık ve daha önce masum gördüğü çevresinin aslında haksızlık üzerine yaşam sürdüklerini öğrenince kendisi de devrimci olmaya karar verir ve babasıyla işçi sınıfı için halk için çalışmaya başlarlar. Tabi devrimciliğe geçtikten sonra Ernest ile evlenirler ve sosyalizm ışığında hem devrim için çalışır hem aşklarını devam ettirirler. Ve sonunda bunca çabaya rağmen emekleri istedikleri sonuca ulaşamaz ve kapitalistin demir ökçesine yenilirler.
Dili oldukça yalın bir kitap ama benim için sonlara doğru biraz sıkıcılaşmaya başladı. Ya da üst üste sosyalist eser okumaktan böyle hissettim bilmiyorum. Daha önce Martin Eden'ı da okumuştum ve o çok güzeldi inşAllah tekrar okuyup onu da paylaşırım.
Yorumlarda kitap hakkındaki düşüüncelerinizi benimle paylaşın. Kitapla kalın sevgiyle kalın efenim Demir ÖkçeJack London