·132 syf.····Okunma: 16 Temmuz 2025 18:37 KENDİME DÜŞÜNCELER
“Çok yakında her şeyi unutacaksın, herkes de seni.”
Roma yıkılalı çok oldu ama bu kitap Roma İmparatorundan bizlere bir başucu kitabı olarak kaldı.
Marcus Aurelius, Roma imparatoru ve aynı zamanda stoa felsefesi savunucusu. O, filozof olmak isterken hayat da onun imparator olmasını istiyor. Ve bir savaş sırasında bu notları kaleme alıyor. Bir kitap olacağından habersiz elbette.
Bunları bir öğreti olarak değil, kendi hayat yolculuğundaki deneyimlerini, öğrendiklerini, savunduğu felsefeye yönelik düşüncelerinin olduğu, elbette biz okuyucular için öğreti niteliğinde yazılardan meydana geliyor.
Yüzyıllar öncesinden yazılmış olsa da kitap, yaşam yolculuğumuzun hep aynı olduğunu, yalnızca kişilerin değiştiğini söylüyor. Öyleyse neyin koşuşturmacası neyin telaşı bu diyoruz biz de.
Kendi doğamıza ve evrensel düzene göre yaşamak gerektiğini, aşırı duysallıktan uzak bir şekilde ve duygularımızı kontrol ederek yaşayabileceğimizi ama kontrol edemeyeceğimiz şeyler için de üzülmemiz gerektiğini, akıl ve mantıkla hareket etmemizi ve en büyük erdemin iyilik olduğunu ve bunlara göre bir yaşam sürdürerek mutlu olacağımızı söylüyor.(başlayınca noktayı koymayı unutuyorum bazen ) Pek yakında unutup, silinip gideceksek eğer ahlaklı ve iyi bir yaşam sürdürmemiz gerektiğini söylüyor. Ama bunları bir öğüt olarak bizlere sunmuyor. Kendi içsel yolculuğunun yansımasını kaleme alıyor. Sonra vay efendim ben bu satıra katılmıyorum, burda söylediği kadercilik de, kendini teslim etmek de, kabulleniş de, hep de aynı şeyleri söylemiş de … ben bilmem. Bir kulağımdan girip diğer kulağımdan çıkmazsa eğer sevdiğim bir kitap oldu diyebilirim.