·159 syf.····Okunma: 22 Temmuz 2025 08:38 Bitkiler… Evimizin köşesinde duran o yeşil sessizlikler. Gölgeyi sever, fazla suyu sevmez, pencere önü iyidir. Biz öyle sanırız. Ama Daniel Chamovitz bu kitapta geliyor ve zarif bir dille diyor ki: “Bitkiler zannedilenden çok daha fazlasını bilir.”
Bunu duyunca şaşırıyoruz. Çünkü kitap bize bir bilim insanının sesiyle ama bir dostun sakinliğiyle anlatıyor: Bitkiler görebilir. Dokunmayı hissedebilir. Koku alabilir. Hatta hatırlayabilirler. Yani bizden çok uzak, ama düşündüğümüz kadar “cansız” değiller. Kitap bitkilerin gördükleri, kokladıkları, hissettikleri, duydukları, hatırladıkları ve bildiklerine dair altı bölümden oluşuyor.
Kitap, bitkileri insana benzetmeden, ama insanın doğaya ne kadar uzaklaştığını yüzüne nazikçe vuruyor. Görme, koku, hafıza, ritim… Tüm bu başlıklar altında bitkilerin nasıl “bildiğini” anlatırken; bir yandan da bilimsel deneyleri, tarihsel hikâyeleri ve hatta gündelik hayattaki basit gözlemleri çok anlaşılır ve sürükleyici bir dille örüyor. Çoğu örneği de biz insanlar üzerinden deneysel olarak anlatıyor.
Yazar Daniel Chamovitz akademisyen, evet. Ama sıkıcı bir profesör gibi değil; sanki bizimle bir bahçe köşesinde oturmuş, elindeki saksıdaki sardunyayı göstererek anlatıyor: “Bak, bu da seni tanıyor olabilir.” Ve bunu öyle romantize etmeden, bilimsel bir zarafetle yapıyor ki...Okurken ne zaman gülümsediğini, ne zaman gözlerinin büyüdüğünü fark etmiyorsun bile. Sonra kitap bitiyor ve sen evdeki fesleğene, ya da bir orkideye bir an daha dikkatli bakıyorsun. “Sen beni tanıyor musun?” Belki de..
Bu tarz kitapları okumayı çok seviyorum, kitap ilgi duyanların dikkatini çekecek türden, 110 sayfa kadar sürüyor gerisi bolca kaynak ve kısa bir sonsözü var.. :) Bitkilerin Bildikleri, doğaya karşı merakı olan, biraz sorgulayan, onaları merak eden, biraz da "Acaba gerçekten yalnız mıyız?" diye içinden geçiren herkese iyi gelir. Sadece bitkileri değil, görmeyi… Sadece duymayı değil, dinlemeyi…Ve en çok da hayatın ne kadar sessizce zenginleştiğini fark ettiriyor.
Kapatınca hemen bir çiçek almak, toprağa dokunmak geliyor insanın içinden. Ki zaten bunun içindeyim ama yine de bazen ağaç olası geliyor insanın. Yani evet, bu kitap biraz da kalbini yeşillendiriyor kişinin.
Kök salmadığını sandığın yerde bile seni izleyen bir hayat var, sessizdir, yeşildir, ama görür, duyar ve hatırlar, kitap en çok bu fikirler etrafında şekilleniyor.. Bitkiler konuşmaz, ama sen onları dinlersen çok şey anlatırlar..
Keyifli okumalar dilerim...